18.03.2007

Canlı Canlı Tarih Yazılıyor

wiki-gorsel_abortion.jpg

Internet üzerine yaptığımız bir çok işlem kayıt edilebiliyor. Bu kayıtlar bazen dolaylı (mesela google araması yaptığımızda) bazen de açık (mesela wiki makalesi yazdığımızda) yapılıyor. Internet’te aramak, wiki yazmak, blog yazmak, sosyal ağlarda profil yaratmak, mesaj göndermek, yorum bırakmak gibi aktiviteler günlük hayatımızın bir parçası oldukça en azından bilişsel hayatımız canlı canlı tarihe geçiyor diyebiliriz. Üstelik hem birey olarak hem de toplumsal olarak canlı canlı tarihe geçiyoruz. Mesela bireysel olarak dün merak edip de Google’da aradığınız konular, önceki akşam yazdığınız wiki makalesi, geçen hafta yenilediğiniz mySpace profiliniz; toplumsal olarak ise geçtiğimiz aylarda Beyrut’ta hangi bölgeler bombalandı, iki ay önce yeni nesil telefon iPhone nasıl blog dünyasında patladı, önceki hafta Türkiye’de Internet sansürü nasıl dünya gündeminde yeraldı bunlar hep kaydedilerek çeşitli veri merkezlerinde depolanıyor ve defalarca kopyası alınıyor.

Bugün canlı canlı tarih yazılıyorken modernleşmeyle birlikte ortaya çıkan “toplumsal hafıza yaratıcısı” tarih kurumları yöntemlerini tekrar gözden geçirmelidir. Belki tarih kurumları (TTK, Tarih Vakfı) tarih yazma işini çoktan kitlesel medya kuruluşlarına (Doğan Holding) teslim etmiş olabilir. Ancak Internet kullanımı arttıkça bireysel veya toplumsal bilgi biriktirme ve yorumlama, yani tarih yazma yöntemleri tamamiyle yenilenecektir. Peki şu anda ne gibi yeni yöntemler var? Mesela günümüzün en önemli bilgi kaynağı Wikipedia’da yazılan makaleler hakkında yapılan işler tarih yazma konusunda oldukça yeni fikirler veriyor.

Tarih Akışı (“History Flow”) Wikipedia makalelerinin geçmişlerini görselleştiren bir proje. Fernanda Viégas ve Martin Wattenberg tarafından MIT Media Lab ve IBM ortaklığıyla yapılan proje bilgi görselleştirme tekniklerini kullanarak Wikipedia makalelerinin tarihindeki çeşitli örüntüleri görülebilir hale getiriyor, dolayısıyla yorumlanabilir kılıyor. Bir Wikipedia (Türkçesi Vikipedi) makalesi herkes tarafından düzenlenebiliyor ve her kayıt edildiğinde eski versiyon tarihiyle birlikte sistemde tutuluyor. Böylece versiyonlar içinde geri ileri giderek makalelenin geçmişi incelenebiliyor. Tarih Akışı projesi Wikipedia makalelerinin kalitesinin korunması için kullanıcılar arasında nasıl bürokratik bir sistem geliştirildiğini gösteriyor. Wikipedia gibi tamamiyle serbest bir ortamda anarşi çıkması beklenirken kolektif bir yaratım sürecininin hakim olduğu görülüyor.

Yazının başındaki görsel “Abortion” makalesindeki iki yıllık değişimi gösteriyor. Diğer örnekler “İslam”, “Evrim”, “Kapitalizm” gibi tartışmalı konularda iki yıllık aktiviteyi gösteriyor. Bu görsellerin nasıl oluşturulduğu burada anlatılıyor. Her renk bir kullanıcıyı temsil ediyor, yeni kullanıcılar makaleye katkıda bulundukça makalenin boyutu yukardan aşağı giderek artıyor. Mesela “İslam” makalesinin bir ara tamamiyle silindiğini ve sonra tekrar yazıldığını görebiliyoruz. Bu da makalenin tarihinde oldukça fırtınalı tartışmaların ve radikal tepkilerin olduğunu gösteriyor. Bu projede kullanılan görsel analiz tekniği zaman içindeki herhangi bir değişimi anlamak için oldukça başarılı, dolayısıyla tarih yazma konusunda bize yeni bakış açıları veriyor.

wiki-gorsel_islam_group.jpg

“İslam” makalesindeki iki yıllık değişimler.

wiki-gorsel_evolution.jpg

“Evrim” makalesindeki iki yıllık değişimler.

wiki-gorsel_capitalism_grou.jpg

“Kapitalizm” makalesindeki iki yıllık değişimler.

Etiketler

, , , ,

3 Yorum

  1. Semih Saka

    Yine de ‘yanlı’ tarih yazdığımız gerçeğini değiştiremiyoruz… Buna bir önerisi olan? Bu dünyaya ait olmayan birinin mi yazması gerekiyor acaba böyle bir tarihi?

  2. arikan

    “Yanlı Tarih” konusunda hak veriyorum. 1900lerin başında yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti dahil pek çok ülke tarihini baştan yazmış diye çok duydum bu alanda uzman kişilerden.

  3. arikan

    Yanlı Tarih yazma konusunda henüz yeni kaybettiğimiz Jean Baudrillard (1929-2007) önemli şeyler söyler. Simulacra ve Simulasyon kitabında Baudrilard simulacra kavramından şöyle bahsediyor :

    “Simulacra kopyanın kopyasıdır. Orjinale o kadar uzaktır ki artık kopya denilemez.”

Yorum Yaz