11.05.2010

Social Bits İstanbul

“Social Bits İstanbul”
14 Mayıs – 19 Haziran 2010

Sabancı Üniversitesi Kasa Galeri
Açılış: 14 Mayıs 2010, 19.00

Avusturya’nın Linz kenti merkezli araştırmacı sanat grubu Social Bits (http://socialbits.org) tarafından düzenlenen “Social Bits İstanbul” sergisi, 2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul’u yeni mecralar kullanarak kente yeniden sunmayı hedefliyor. İstanbul’da yaşayanların çevrimiçi sosyal ağlardaki paylaşımlarını ve düşüncelerini, sayısal ve fiziksel sanat nesnelerine dönüştürmeyi amaçlayan serginin teması da yine İstanbul kenti ve kentin yarattığı bilgi bulutu.

Bu yazının geri kalanını okuyun »

23.02.2010

Selçuk Artut'un "A/B" Sergisi

Selçuk ARTUT – A/B Exhibition from selcukartut on Vimeo.

Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi Sanat Galerisi, Selçuk Artut’un “A/B” isimli bilgi çağı etkilenişli sergisine ev sahipliği yapıyor. Sanatçının anlatım ve algılama arasındaki ilişkiye odaklanan sergisi, 10 Şubat – 20 Mart 2010 tarihleri arasında açık olacak. Amerikan Hastanesi Sanat Galerisi’ni, Pazar günleri hariç 10:00-19:00 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz.

Selçuk Artut’un bilgi çağı etkilenişlerini yansıttığı “A/B” sergisi, sanatçının çeşitli anlatım ve algı kavramları üzerine kurguladığı yakın geçmişinden ve günümüzden birçok sanat projesini bir araya getirmekte. Sergi, ziyaretçileriyle buluşmak için gün sayıyor.

Artut, sergide yer alan eserlerine ilişkin, ” Son zamanlarda ürettiğim tüm sanatsal işlerimde hep bölünmeler ve parçalamalar hissediyorum. Tanecikleriyle algılamaya, sistemselliği bütünüyle görmeye çalışıyorum. Bu sergide de hep bölünmüşlük göreceksiniz, kareler , birimler ,sayılar, parçalar, ve parçacıklar. Bilgi çağı algımı değiştiriyor. Paketler ile iletişim kaçınılmaz, ölçülebilirlik her anımızı sorguluyor.” yorumunu yapıyor.

17.02.2010

Artificial Sunset, 2008, Allison Wermager

Artificial Sunset, 2008, Allison Wermager

11.08.2009

Gelişmiş Görüntülü Garanti Teknolojisi

dezenformasyon

Kısa, olumsuz bir eleştiri ve düzeltme yapmak istiyorum.

Garanti bankasının websitesinden: “3G (burada görünmeyen bir virgül var) Gelişmiş Görüntülü Garanti Teknolojisi demek” diyor ve devam ediyor: “Siz de hemen wap.garanti.com.tr’yi ziyaret edin, bankacılıkta 3G farkını hissedin…”

Çoğumuzun da bildiği gibi 3G, “Gelişmiş Görüntülü Garanti Teknolojisi demek” değil. 3G, International Mobile Telecommunications-2000 (IMT-2000), daha geniş çevrelerde ise 3rd Generation (3. Jenerasyon) olarak bilinen telekomunikasyon standartlarının isminin kısaltmasıdır.

Garanti’nin burada yaptığı kara propogandadır, dezenformasyondur. Promosyon yapmak adına halkı yanlış bilgilendiren Garanti Bankası’nı bu işinden ötürü kınıyorum.

26.11.2008

Göz Var, Nizam Var

Az önce bir kelimeyi doğru kullanıp kullanmadığımı öğrenmek için Türk Dil Kurumu sitesine girdim. Tarayıcıma yazdığım adres şu idi: http://tdk.gov.tr. ‘Enter’ tuşladıktan sonra açılan sayfa bir süre geçince kendi kendini tekrar yükledi ve URL aşağıdaki gibi değişiverdi:

http://tdk.gov.tr/TR/Default.aspx?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF4376734BED947CDE

URL’yi incelemekten kendimi alamadım. İlk dikkatimi çeken şey şifrelenmis hash fonksiyonlarını andıran, tam 48 karakterlik ‘F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF07B4BDB15D6B60D5‘ kısım. Ürkütücü! Bunun hemen öncesinde ise ne gerek var dedirten bir ‘/TR‘ alt dizini. Bu Türkiye’nin ‘TR’ si mi yoksa? İsmi değiştirilmeye tenezzül edilmemiş ‘Default.aspx‘ sayfamız da var. Türk Dil Kurumu’nun sitesinde bunları görmekten hiç hoşlanmıyoruz. Ödediğimiz vergiler ile bu işleri birilerine yaptırıyorlar. Anlaşılan şu ki o insanlar da bu işlerden hiç ama hiç anlamıyorlar.

Şu basitlikte olmalıydı:

Ana sayfa
http://tdk.gov.tr

Arama sayfası
http://tdk.gov.tr/arama

Bir sözlük içerisinde arama sayfası (ör: lehçe sözlüğünde arama)
http://tdk.gov.tr/lehce/arama

Aşağıdaki gibi şifrelenmiş, göze hoş gelmeyen ve hatırlanması imkansız URL’ler devlete ait bir sitede özellikle TDK sitesinde kesinlikle olmamalıydı.

TDK’nın sitesinde arama sayfası URLsi şu an böyle görünüyor:
http://tdk.org.tr/TR/arama.aspx?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EFE01F2BBF1267DE02

Biz Türkler geleneksel olarak tasarım kültürü nedir bilmeyiz. Yeni bir işe girişirken eğer bir işin bütçesi yüksek gelirse ilk tasarım kalemlerini çıkartır atarız (eğer var ise.) Biraz daha derin düşününce göz var, nizam var diye düşünerek kestirip de atamıyorum çünkü artık tasarım problemlerinin yanına bir de bilgi mimarisi tasarımı problemleri ekleniyor. Daha soyut tasarımlara ihtiyaç duymaya başlıyoruz. Bu alanlardaki açığını kapatamayan Türkiye’yi yakında insan hayatına kast edebilecek daha ciddi tasarım problemleri bekliyor.

25.11.2008

Szpilman'a Kesin Katılmalısınız!

Sadece bir süreliğine var olan sanat işlerine verilen Szpilman ödülü bu seneki sahibini buldu. 298 katılımcı arasından 7 en iyi iş ve bir de birinci belirlendi. Kazanan Kamila Szejnoch, Varşova’da bulunan bronzdan yapılmış asker heykeline (Zygmunt Henryk Berling, Polonya) eklediği salıncak sistemi ile sallandı. Sanatçı bu işi ile anıtın geçmiş ile gelecek arasında kurduğu köprüye bir süreliğine orijinal fonksiyonundan alakasız ince, güncel bir katman eklemiş oldu. Szpilman’a 2009 senesi için buradan başvurabilirsiniz.

15.11.2008

Lego Lisansını Kaybediyor

Sadece çocukların değil yetişkinlerin de çok sevdiği ve birkaç jenerasyonu etkileyen Lego, tuğlalarının lisansını kaybetti. Avrupa Birliği mahkemesi Mega Blocks oyuncaklarını üreten Kanadalı Mega Brands firmasının gerekçesini haklı bularak tuğlaların patent hakkını Lego’dan aldı. Kanadalı firma Lego tuğlalarının fonksiyonel ve teknik olarak çok iyi çalıştığını ve fonksiyonların patentlenemeyeceği aksine tüm insanların hizmetine açık olması gerektiği iddiası ile dava açmıştı. Lego’nun bugüne kadar evindeki mutfak fırınında oyun hamuru ile Lego tuğlası pişirip oynayan bir insana dava açtığını duymadık ama lisans dünyada birbirine dişler ile geçen modüler bir oyun sistemi üretmeyi engelliyordu.

 

Lego tuğlaları ile yapılmış Stephen Hawking sandalyesinde.

13.11.2008

Yeni Formlar: Reaktif Müzik

Tamamıyla emprovizasyona açık, bulunduğunuz ortama ve o anki ruh halinize göre şekillenen bir müzik türü hayal edin. Her dinlediğinizde farklı deneyimlediğiniz, bu deneyimlerinizi kayıt edebildiğiniz ve paylaşabildiğiniz playlistleri düşünün. Belirli bir süre içerisinde bitmeyen, sonsuza kadar çalan şarkılar, parçalar, mırıltılar ve gürültüler gibi. Siz ona eşlik ettikçe gelişen tamamıyla dinamik kompozisyonlar, bugüne kadar deneyimlemeye alışkın olduğunuz müziklerden oldukça farklı olaylar… Şu an iPhone’lar için piyasaya sürülen ve iTunes’dan bedava indirebildiğiniz RJDJ adlı uygulama yeni bir kategori tanımlıyor: Reaktif Müzik.

RJDJ dünyasında şarkılar ‘scene’ adını alıyorlar. Sceneler sanatçılar tarafından yazılmış programlar. Scene’leri indirip RJDJ playerınıza yüklediğiniz etkişimli müzik parçaları olarak düşünebilirsiniz. Çalarken, ona eşlik ederken deneyimlediğiniz şeyi, onu tasarlayan sanatçı ile ortak çalışmanız gibi görebilirsiniz.

Pure Data ile Hello World örneği

RJDJ için kendi scenelerinizi oluşturabiliyorsunuz (ve iTunes’da satabiliyorsunuz.) RJDJ aslında Pure Data patchlerinin iPhone’da kullanılmasını sağlıyor. Pure Data, 1990 yılında Miller Puckette (Max/MSP) tarafından yazılmaya başlanmış açık kaynaklı ses, video ve grafik işleme programı. Pure Data diğer görsel programlama dillleri gibi objeleri birbirine ipler ile bağlayarak programlama yapmanıza imkan veriyor. Basitçe frekans düzleminde aklınıza ne geliyorsa Pure Data ile yapabilirsiniz.

Amen Shake” adlı RJDJ scene’ini iple çekiyorum.

RJDJ platformu, etkileşimli jeneratif üretim temelleri üzerine kurulu ve bunu müzik bağlamında gerçekleştiriyor. Eski müzik medyası ile yeni dinamik medyayı harmanladığı için hem tanıdık ama garip bir şekilde bir o kadar da değişik bir deneyim sunabiliyor. RJDJ dünyasında yine sanatçılar, albümler ve parçalar mevcut. Kulaklık ile dinliyorsunuz. RJDJ’in sunduğu şey geçmişte deneysel olarak defalarca denenmiş veya sanatsal bağlamda sergilenmiş birşey olabilir ama insanların yanında taşıyabildikleri bir aygıta uygulanması, scenelerinin iTunes’dan satılmaları ile yakın gelecekte oldukça popüler olacağına inandığım ’reaktif müzik’ etiketli bir kategoriden bahsediyor oluyoruz.

 

Düğümküme Arşivinden:
Sanat ve Tasarım Odaklı Programlama

İlgili Bazi Diğer Projeler:
Ambient Addition
RJDJ Hack

12.11.2008

5 Euro (Açık Kaynak)

Hollanda Ekonomi Bakanlığın düzenlediği Hollanda mimarisi temalı metal 5 Euro tasarımı yarışması sonuçlandı. Kazanan sanatçı Stani Michiels tasarımları tamamen açık kaynak araçlar ve internet kullanarak gerçekleştirdi. Dünyaca ünlü, geleneksel ve modern Hollanda mimarisinin konu alındığı yarışmaya Hollandalı mimari tasarım ofisleri davet edilmişti.

Kazanan tasarımın ön yüzünde Hollandalı mimarların isimleri ile oluşturulmuş Kraliçe Beatrix’in portresi, arka tarafında ise Hollandalı mimarların yayınladığı önemli mimari kitaplarının sırtlarını görüyoruz. Kitapların ortasında kalan alanda ise Hollanda haritası bulunuyor. Haritada Hollanda vilayetlerinin bulundukları noktalara o bölgelere özel farklı kuş türlerinin silüetleri yerleştirilmiş.

Paranın tasarımında açık kaynak araçlar kullanılmış. Programlama dili olarak Python seçilmiş. Ayrıca sanatçının kendi IDE‘si SPE Editor, PIL, pyCairo, GIMP, Inkscape ve Phatch’den yardım alınmış. Platform ise GNU/Linux üzerinde Ubuntu/Debian ve bir ASUS Netbook.

Kraliçenin portresini oluşturan metinde adı geçen mimarlar, internet arama sonuçlarından yola çıkılarak sıraya dizilmişler. Dünyaca ünlü mimar Rem Koolhaas‘ın ismi en başta ve en büyük kullanılmış. Onu sırası ile Pierre Cuypers, Aldo van Eyck ve diğer 106 isim takip ediyor. İsimler merkeze doğru küçülüyorlar. Sanatçı “kaynak kodlarını da paylaşmak isterdim ama sanırım buna yetkim yok” diyor.

Bilgisayar programlama metodu ile hazırlanan tasarım birkaç farklı perspektifden calışıp farklı ilüzyonlar yaratması açısından işlemsel tasarımın parametrik ve fonksiyonel olma özelliklerine dikkat çekiyor.

Paralar Hollanda’da Ekim sonunda piyasaya sürüldü. Ayrıca koleksiyoncular için hazırlanmış gümüş ve altından yapılan versiyonları da satışa sunuldu.

Kaynak: http://pythonide.blogspot.com/

11.11.2008

Garanti Önce Apple'ı Örnek Alsın

Garanti kullanıcılarına cep telefonları ile bankacılık işlemlerini yapabilecekleri wap.garanti.com.tr adresinden hizmet veriyor. Az önce artık iPhone desteği de olan bu servisi test etmek için bağlandım ve grafik arayüzünde ekranın kenarlarına yapışık düğmeleri görünce irkildim. Apple bu gibi durumların önüne geçmek amacı ile 1987 yılında “Apple Human Interface Guidelines (Apple Arayüz Kılavuzu)” isimli bir belge yayınlamıştı.

20 Piksel Boşluk Bırakın

Yandaki resimden “Ana Sayfa”, “Kredi”, “Yatırım”, “CepBank”, “Kartlar” ve “ATMŞube” düğmelerine bakın: sayfanın (ekranın) kenarlarına dokunacak şekilde ve aralarında hiç boşluk kalmadan yerleştirildiklerini görüyoruz. 6 adet düğme adeta birbirine yapışıp kalmışlar. Bu sadece Apple dünyasında değil grafik tasarım dünyasında da hata anlamına geliyor. Apple kılavuzu kendi aygıtları için arayüz tasarımı yapanlara kullanım kolaylığı ve göz zevki için görsel elemanların arasında en az 20 piksellik boşluk bırakın diyerek tavsiyede bulunuyor.

Apple Kendini Sorumlu Hissediyor

Apple’ın kendi platformlarında uygulama geliştirmek isteyenler için sunduğu XCode isimli ortamında çeşitli araçlar ile tasarımcıların işi kolaylaştırılıyor. Apple uygulamalarının arayüzlerini tasarlarken kullanılan Interface Builder adlı program pencere içesinde herhangi bir arayüz elemanını hareket ettirirken otomatik olarak Apple arayüz kılavuzundaki standartları temel alarak kılavuz çizgiler çiziyor, diğer görsel öğeler ile birlikte hizalama yapmanızı ve nerede durmanız gerektiğini gösteriyor. Bu sayede hazırlamış olduğunuz arayüz isteseniz bile çok kötü görünemiyor.

Ortak Problem

Bir Apple ürünü olan iPhone ile görsel olarak hatalı Garanti wap sayfasını görüntüleyince düşünmeye başladım: Apple, iPhone ürünü ile ilk defa arayüzlerin tasarımı işini Apple geleneğinden gelmeyen tasarımcıların eline bırakmış oluyor. Bu Apple’ın web tarayıcısı Safari ile kötü tasarlanmış bir siteyi görüntülemekten biraz farklı bir durum. iPhone ekranlarının boyutları kısıtlı olduğundan ister istemez arayüzdeki tasarım hatalarının aletin kullanıbilirliğini azalttığını ve Apple’in kalitesini aşağı çekeceğini düşündüm. Ve bu aslında sadece Apple’ın değil aynı zamanda Garanti Bankası ve kullanıcılarının da yani herkesin ortak problemi oluyor.

Muhtemel Çözüm Önerisi

Garanti Bankası websitesindeki Vizyonumuz Misyonumuz sayfasında “Vazgeçilmez Değerlerimiz” başlığı altında son madde olarak şöyle diyor: “Garanti’nin ortaya koyduğu mükemmel örneğin ülke ekonomisi genelinde örnek alınacağına ve büyük katkısı olacağına inanırız.” Ben de Apple Inc’in 1987′de ve 2008′de hazırlamış olduğu arayüz kılavuzlarındaki kuralların Garanti bankasının ilgili birimleri tarafından okunarak şu an sunmuş oldukları ve ileride sunacak oldukları, görsellik içeren tüm etkileşimli ürünlerde örnek alındığı takdirde hayatı kullanıcıları için kolay hale getireceğine ve bunun da ayrıca örnek alınacağına inanıyorum.
 
Tüm uygulama geliştirenlerin ve arayüz tasarımı ile uğraşan tasarımcıların okuyabileceği Apple Arayüz Tasarım Kılavuzları
Apple Arayüz Kılavuzu (1987)
iPhone Arayüz Kılavuzu (2008)