Burak Arikan 05.07.2008
Askeri Darbe Olursa Nasıl İletişim Kurarız?
Türkiye’de bugün askeri darbe olsa internet üzerinden iletişim kurmaya devam edebilir miyiz? Geçmişte tüm kitlesel iletişim merkeziydi, biricik TRT’ye bir kaç gazeteye darbeciler tarafından el konulabiliyordu, bugün ise bloglar, kişisel web siteleri, Twitter Facebook gibi sosyal web servisleri sayesinde herkes yayıncı. Ama gerçekten bu dağınık internet altyapısı üzerinde çalışan ve çok merkezliymiş gibi görünen iletişim üstyapısı dokunulmaz mı?
Hürriyet’in 12 Eylül 1980 Cuma günü yaptığı yıldırım baskısında ilan edilen yasaklar gibi bugün de askeri darbeyle tüm özel sivil devlet kurumları, telekom sistemleri, ve buna dayanan internet altyapısı kontrol altına alınabilir. Nasıl bugün bir mahkeme karar verip Youtube’a girmeyi engelliyorsa, internet yasaklanabiliyorsa, Türkiye’nin sahip olduğu bir kaç internet omurgasına “askeri müdahale” yapılabilir ve bir anda nükleer bomba atılmış gibi sessizliğe gömülebiliriz. Böyle bir durumda Türkiye sınırları içinde hiçbir bilgisayar başka bir bilgisayara –Türkiye’de veya dünyada– “uzaktan” bağlanamaz. Eposta atılamaz, chat yapılamaz, bloglar yazılamaz, bankalar çalışamaz, alışveriş yapılamaz, şirketler durur, internet donar, sinir sistemimiz çöker.
Dağıtık yerel ağlar (“mesh”)
Askeri darbeyle tüm iletişim altyapısına el konulmuş olsa dahi bu sessizlik içinde tekarar mırıldanmalar başlayacaktır. Bilgisayarı açtığımızda artık internete giremiyoruzdur ama mahallede başka bilgisayarlar görüyor olabiliriz. Hatta Beyoğlu’ndan Sarıyer’e mesaj göndermemiz mümkün olabilir, üstelik herhangi bir otoritenin kolay kolay denetleyemeyeceği şekilde. Buna artık internet diyemeyiz ama birbirimizle bilgisayarlarımız üzerinden uzak mesafe ağlı bağlı iletişim kurabiliriz. Bunu yapabilmenin yolu “mesh” yerel ağlar oluşturmaktır.

Mesh ağlar merkezi veya çok merkezli (“decentralized”) bir iletişim ağ yapısı gerektirmez tamamen dağıtık (“distributed”) bir yapıda çalışır (bkz yukarıdaki üç diyagramdan en sağdaki). Çok merkezli yapıda bir noktadan başka bir noktaya ulaşmak için aradaki merkezi noktalardan geçmek zorunludur. Mesela havayolları ile İstanbul’dan San Francisco’ya ulaşmak için arada New York’da veya Londra’da aktarma yapmak gerekir. Dağıtık yapıda ise merkez olmadığından bir noktadan diğer bir noktaya ulaşmak için aradaki noktalardan hoplaya hoplaya gitmek gerekir. Karayolu ile İstanbul’dan Ankara’ya giderken İzmit’ten Bolu’dan Eskişehir’den geçerek gitmek gibi.
Şu anda nasıl kablosuz ethernetli bilgisayar ile kendimize yakın başka bir bilgisayara doğrudan bağlanabiliyorsak önce herkes yakınındaki kişilere bağlanır. Bağlılık arttıkça hoplama yöntemiyle bir uçtan bir uca iletişim kurar hale gelebiliriz. Önce kendi sokağımızdaki bilgisayarlara bağlanırız, sonra mahallemizdekilere, sonra öteki mahalledekilere. Zamanla oluşan küçük kümeler yoğunlaşır düğümleşir, kümeler kümelere bağlandıkça ağ genişler ve yoğunlaştır. Sonra Beyoğlu’ndan Sarıyer’e atacağınız bir mesaj aradaki bilgisayarlardan hoplaya hoplaya yerine ulaşabilir. Böyle şehrin bir ucundan diğer ucuna çalışabilen ama merkezi bir sisteme ihtiyaç duymayan mesh yerel ağ altyapısı askeri darbe de olsa iç savaş da olsa bağımsız –ya da tümden bağımlı– iletişim kurmamızı sağlayabilir.
“Mesh” ağlar nasıl kurulur?
Mesh ağlar teknik olarak nasıl kurulur daha önce Düğümküme’de yazdığım şu yazıdan öğrenebilirsiniz:
Gelişmekte Olan Ülkelerde Kablosuz Internet ve Yerel Ağ Kurulumu
Merkezi dün, çok merkezli bugün, dağıtık yarın

1980 yılında son askeri darbe olduğu zamanlar henüz yaygın olmayan telefon yegane iletişim teknolojimizdi, gazeteler ve televizyon sadece merkezden kitleye mesaj veren yayın organlarıydı. Kenan Evren’in varolan tek televizyon kanalı TRT’den halka seslenişi ve Hürriyet’in Kenan Evren’li yıldırım baskısı bu tek merkezliliğin birer ürünüydü.
90lardan itibaren özel televizyonlar özel radyolar yaygınlaştı. Mesaj verenler bir merkezden çok merkeze yayıldı. Artık bir darbe yapabilmek için tüm kanalların kapatılması gerekiyor gibi görünüyordu. Ancak önemli olan iletişim üstyapısına değil iletişim altyapısına müdahale olacaktı, diğer bir deyişle “üst kurumlar“ın altyapıyı kontrolü söz konusu olmaya başladı.
2000lerde internet yaygınlaşmaya başladı. Üniversitelerdeki serbest kullanım iş ve finans dünyasının da internete girmesiyle ticaret ağırlıklı bir hal aldı. Son yıllarda kullanımı artan sosyal ağ servisleri ile beraber eskiden sadece telefon ve email ile yapılan birebir görüşmeler zenginleşti ve bilgi daha hızlı yayılmaya başladı. Bir zamanlar haber için gazeteye bakanlar artık haberi sosyal ağlarından alır hale geldiler.
Bugün özgürleştirici gibi görünen sosyal web servisleri internet omurgası üzerinde çalıştığından iletişim altyapısına yapılacak bir müdahale tüm web uygulamalarını enegellemeye yetecektir. Ancak yarın kurulacak dağıtık ağlı bir iletişim sistemi darbeye dayanıklı anti-simetrik bir iletişim altyapısı sağlayabilir.
İlgili Düğümküme yazıları:
- Gelişmekte Olan Ülkelerde Kablosuz Internet ve Yerel Ağ Kurulumu
- Wildnet: Uzak Mesafe Kablosuz İnternet Nereye Gidiyor?
- Bedava Kablosuz Internet Kullanmak ve Yaymak
- Bilmediğimizi Bilmediklerimiz
- Bilmediğimizi Bilmediklerimiz (video)
- Ağların Çarpışması
05/07/2008 at 02:44
askeri darbe olursa televizyon olmaz, internet olmaz, gazete olmaz. (neden olsun ki=? sen darbe yapsan kapatmaz mısın her şeyi: bir paşa allah yarısıdır; picasso’nun iki katıdır)
o sırada biz de evlerimizde düşünürüz mal mal; önce bulanık bir şeyler?
sonra bulduklarımızı okumaya, okuduklarımızı konuşmaya başlarız…şudur budur otu boku tekrar keşfederiz…
galiba bir sonraki darbeden hemen önce ilk tutuklanacak kişiler olmak üzere kendimizi yetiştirmeye başlarız?
06/07/2008 at 10:39
peki örnek bir ağ nasıl oluşturulur? buna dair bir yazı veya link te verilebilir mi?
06/07/2008 at 15:28
@cem yazının altına koyduğum 3 bağlantıdan mesh ağ nasıl oluşturulur bakabilirsin. Gelişmekte Olan Ülkelerde Kablosuz Internet ve Yerel Ağ Kurulumu bağlantısı özellikle hiç bir iletişim altyapısının olmadığı durumlar için (mesela bir kırsal alan) hazırlanmış bir kılavuzu tanıtıyor. PDF kılavuz adım adım nasıl yapılacağını şemalarla diyagramlarla anlatıyor, indirip bakmanı tavsiye ederim.
06/07/2008 at 15:36
@devrim önceki sıkı yönetimleri yaşayanlardan duymuşsundur, askerler eve geip kitapları bile toplamışlar yer yer…
Askeri darbe veya Ergenekon operasyonu gibi olaylar bizi, yani toplumun genelini şok ediyor. Şok yaşayanların algısı açılır. Algı açıkken her ne verilirse, ne söylenirse, ne kanun değiştirilirse kabul ederiz, aklımıza oturur…
06/07/2008 at 20:15
Askeri darbelerin hedefi iktidardır. Devrilen iktidarın niteliğine göre darbe bir ülkeyi özgürleştirebilir de. Bu yüzden “darbe=sıkıyönetim” önkabulu ile hareket etmeyi doğru bumuyorum. Olası bir darbe, idari mahkemelerin elinde suistimal edilen “web sitesi kapatma” yetkisini ortadan kaldırabilir ve bir anda wordpress, youtube gibi servislere yeniden kavuşabiliriz.
Şu anda Türkiye’de internet zaten tek bir noktadan kontrol ediliyor. Başka bir paralel evrende(kenan evren diil, paralel olan) internetin tamamen erişilmez olması ihtimali ile özgürleşme ihtimali eşittir.
06/07/2008 at 21:53
Buradaki soru “Internet servis sağlayıcısı olmazsa ne yaparız?”dır.
Ayrıca a kişisinin b kişisi ile iletişim kurması internetin çok dar bir kullanımıdır. Mesh ağ kurana kadar zaten telefon açar b kişisiyle konuşurum.
Name Server ve bilimum merkezi yapı olmadan kitlesel iletişim kurmak olası değildir. a kişisinin ağdaki herkese mesaj göndermesi ise zaten a kişisini merkezileştirir ve bu merkez yasakçı otorite tarafından yine susturulur. Bu yüzden “Internet servis sağlayıcısı olmazsa ne yaparız?” sorusunun cevabı da “mesh ağlar” değildir. Zaten eğer öyle olsaydı şu anda da ISP’lere ihtiyaç duymazdık.
06/07/2008 at 22:26
Bence buradaki soru “Internet servis sağlayıcısı olmazsa ne yaparız?” dır değildir de, “Türkiye’nin yurtdışı bağlantısı olmazsa ne yaparız?” dır.
Zira Internet’den kast ettiğimiz şey sanırım yurtdışında host edilen bazı sitelerdir? Değil mi? Bu değil midir? Tamam o zaman. Ya da Türkiye içinde host edilen sitelerdir? Hatta ikisidedir.
Bizim o zaman teknik olarak tek ihtiyacımız olan şey, güzel modemimizi yurtdışında host edilen o bazı sitelere ulaştırabilecek bir kablo bir sinyal bir şeydir.
Türkiye’de bu “yurtdışı bağlantısı” dediğimiz şeye sahip kurumlar sadece ISP’ler, Telekom değildir. Yunanistan’dan kaçak ya da legal çekilmiş bir dolu fiber-optik vardır. Hatta Telekom’da bu firmalar (bkz: juniper) aracılığıyla internet servisi sağlayabilmektedir.
Hatta tam bu noktada şundan da bahsetmek gerekiyor. Hani diyoruz ya youtube’un %50 si Türk, interneti türkler çok kullanıyor şudur budur diye. Türkiye’nin yurtdışı hat genişliği zaten çok az. Yani biz zaten Türkiye içerisinde VDSL’de taksak bu bize ancak Türkiye içerisinde yarayacak. 655 mbit gibi bir rakam Türkiye’nin yurtdışına çıkışı. Baştan sona palavra yani, *bildiğimiz* o global internette Türk diye bir şey yok zaten.
Biz interneti Türkiye içerisinde kullanıyoruz.
Neyse konuya dönelim.
Şu mesela gözümün önünde blink*blink ediyor:
“Ayrıca a kişisinin b kişisi ile iletişim kurması internetin çok dar bir kullanımıdır.”
A kişisinin B kişisiyle iletişim kurması Internet mimarisinin temelidir.
…
http://en.wikipedia.org/wiki/Freenet
http://freenetproject.org/
Siz buna ısının, ben bir kablo çekip geliyorum :P
06/07/2008 at 22:29
Sağlam para verebilirsen, Internet’i kullanmak için Türk Telekom’a ihtiyacın kalmayabilir.
06/07/2008 at 23:16
@Etkin bu dediğin doğru, ancak iktidar denilen şey bir partiden ibaret değil. Parti liderinden para kaynaklarına, parti üyesi vatandaşlara, yayın organlarına, sade vatandaş sempatizanlarına kadar pek çok kişiye “aşamalı-ait” bir şey iktidar. Yani iktidar bir blok yapısıda değil bir ağ yapısında, merkezden dışarı doğru dağıtık. Daha önceki darbelerde ne olup bittiğini duyuyoruz o zamanları yaşayanlardan. Parti liderleri asılıp kesilirken, taraftarlarından yurt dışına kaçabilienler kaçıyor, evler aranıyor, devrilen iktidar ideolojisine yakın kitapları olanlar tutuklanıyor, işkence görüyor.
Evet haklısın “Şu anda Türkiye’de internet zaten tek bir noktadan kontrol ediliyor.” O yüzden bir sıkı yönetim isterse tek bir düğmeye basarak herkesin internet bağlantısını kesebilir.
06/07/2008 at 23:35
Bu yazıda kastettiğim esasen internet değil, birbirimizle iletişim kurabilmek. Bir sıkı yönetim veya bir iç savaş halinde tüm telekom altayapısı yani hem GSM operatörleri (vodafone, avea, turkcell) hem PSTN yer hatları (Turk Telekom) ve de buna bağlı olarak tüm internet altyapısı kapatılabilir.
Ancak telefonlar kesik bile olsa bana havadan veri gönderebilirsin… eğer ikimizin de kablosuz ethernet’i varsa bilgisayarlarımızda. Yani telefon edemesek bile birbirimize yazılı, sesli, görüntülü mesaj gönderebiliriz. Tabi iki kişiden mesh ağ olmaz. Üç beş on onbeş yirmi otuz elli diye çok kişi birbirine bağlanmaya başladıkça mesh ağ oluşmaya başlar, herkesin birbiriyle iletişim kurmasını sağlar.
Kablosuz mesh ağlar merkezi “name server”lar olmadan kitlesel iletişim kurmayı sağlar. O yüzden adı mesh, dağıtık, merkezsiz. Benim mesajım Büyükçekmece’den Sarıyer’e aradaki insanların ethernetlerinden hoplaya hoplaya ulaşır. Adresleme IPlerden olur. Hatta mesaj taşınırken mümkün olan en kısa yolu seçer. Mesh ağlar bir kere oluştuktan sonra yok edilemez kolay kolay. Bize karşı olan biri gidip arada bir kaç tane düğüm’ü kesse bile birden fazla düğüm olacağından mesajım diğer düğümlerden hoplayarak iletilmeye devam eder. Yukarıdaki üç diyagramdan en sağdakine bir daha bakın. Mesh ağlar karayolları gibidir, bir yerden bir yere gitmenin bir çok yolu vardır, bir yol kapansa bile başka yoldan ulaşırız gitmek istediğimiz yere.
06/07/2008 at 23:54
Kablosuz mesh network nasıl çalışır anlatan bir animasyon buldum (1.5MB):
07/07/2008 at 01:38
Nullsoft’un open source projesi WASTE: http://sourceforge.net/projects/waste/
Darknet’leri olu$turmak icin kullaniliyor. 2048 bit RSA destekli uber-secure. Arkadasinizin key’ini ekliyorsunuz ve o da sizi bir neighbourhood’a davet ediyor. Oradan da ba$kalari davet edebiliyor. Yukardaki resim gibi virtual LAN’lar gruplar olu$turulabiliyor. Bu gruplar kendi aralarinda konu$up dosya transferi yapabiliyor.
Derler ki en baba warez ve rip network’leri dagitimlarini once WASTE uzerinden kendi iclerinde yapiyorlar. Sonra torrent/usenet/… gibi p2p ortamlarina baskalari uzerinden dagitiyorlar.
Windows versiyonu full client/server cali$iyor. Sonradan Unix versiyonuna da giri$tiler. Mac versiyonu limitli server/client cali$iyor ama baya hizli geli$tiriyorlar. Linux ve BSD varyantlari icin de sadece server versiyonu var.
Yava$tan networku kurmaya ba$lamak lazim.
07/07/2008 at 04:51
@cfq sağol WASTE bağlantısı için. Okuduğuma göre oldukça güvenli bir protokol ve yazılım sanırım.
http://en.wikipedia.org/wiki/WASTE
Anladığım kadarıyla bir düğümün routing yapması (network level) ile dosya okuması/yazması (application level) güvenli olarak ayrışmış. Böylece WASTE ağı içindeki her düğüm altyapı görevi görüyor ama her düğümle konuşamayabiliyorsun.
Ayrıca birbirinden bağımsız WASTE adaları oluşturmak mümkün herhalde. Zaten bahsettiğimiz gibi şehir boyutunda bir mesh ağ ancak farklı yerlerde beliren adaların sonradan birleşmesi ile oluşabilir. Aynı internet’in yıllarca büyüyen farklı ağların birleşmesiyle oluşması gibi…
07/07/2008 at 11:17
“Hoplaya hopalaya” güzel bir açıklama. Yani problem internet kesildiğinde(!) uzaktaki insanların haberleşebilmesiyse mesh ağ iyi bir çözüm.
“A kişisinin B kişisiyle iletişim kurması Internet mimarisinin temelidir.”
@ogunduz> A kişisinin B kişisiyle haberleşmesi internetin temel mimarisidir ancak sadece a kişisinin sadece b kişisi ile haberleşmesi internetin dar bir kullanımıdır.
07/07/2008 at 14:58
@etkin:
Söylemek istediğim: kısıtlaması olmayan bir cihaza bağlanabilirsek, o zaman o cihazın bağlanabildiği herhangi bir yere bağlanabiliriz. Yani zaten birbirimize bağlanmayi becerebilirsek, zincirleme reaksiyon ağ oluşturmaya başlayacağiz.
Benim direkt olarak X makinasiyla bağli olmama gerek yok. Ben A olarak B ye bağlanabilirim. B, C’ye bağlanir. C, X’e bağlanir. C, B’ye döner. B’de, A’ya. Direkt olarak bağli olmayacağim için de, conventional yollar dışında farkli metodlar da deneyebilirim, kendi ağimda dolaşan yabanci paketleri zlib ile sıkıştırabilirim, encrypted bir protokol üzerinden trafiği geçiririm ki, kimse ne olduğunu anlayamasin. Bu durumda, anonimite de sağlanabilir. Bir nevi proxy gibi. Ama proxy’nin kim olduğu her zaman bellidir. Biz merkezi olmayan bir ağ içerisinde mesela daha önce youtube.com adresine girmiş birileri var mi diye aratacağiz, varsa eğer request ettiğmiz dosyalari ( ya da bu dosyalara ait belli bir chunk datayi ) bize geri gönderecek. Sanirim soru burada şudur, decentralized ağlarda nasil arama yapilir? Bu durum için en kullanışlı ve hızlı algoritma nedir?
Limewire’in yazari Adam Fisk’in littleshoot (littleshoot.org) projesine bir göz atın.
07/07/2008 at 22:13
Bu yöntemle sansüre ve askeri darbelere karşı bir uygulama yazılabilir. 100% anonimite de sağlar. Türk Telekom 400 yıl uğraşsa tek bir key bulamaz. Mesela bu uygulama bittorrent protokolüyle çalışan bir Firefox 3 plugini bile olabilir? Ya da Dijjer gibi bir şey (www.dijjer.org) Ya da daha lowlevel, mesela bir kernel modul?
07/07/2008 at 22:37
Yine de bir darbe sırasında, internet bağlantısının temelden gideceğini zannetmiyorum. Telefon çalışırsa, internet de çalışır. Ama site engellemelere karşı P2P süper bir çözüm.
Youtube gibi bir site trafiğinin, P2P ve Telekom ağı içerisinde olduğunu ve sürekli tekrarlandığını bir düşünün. Adamlar engelleyemiyorlar, çünkü neyin p2p trafiği olduğunu bilemiyorlar, kullanıcıların birbirlerine bağlanmasını da engelleyemiyorlar.
Zaten içerde inanılmaz bir trafik oluşacak :) Teknik olarak sansürü kaldırmak zorunda kalır adamlar.
09/07/2008 at 03:52
Darbe olduğunda pekte haberleşmekle ilgilenmek istenileceğini sanmıyorum. Sanmıyorum bile değil ihtimal vermiyorum. Darbe hiç güzel birşey değildir. Olmasındır.
25/07/2008 at 14:18
Bir de boyle bir$ey var. Erkenden girsek mi? MIT spinoff abilerin projeleri.
http://meraki.com/