February, 2010 Arşivi

17.02.2010

Artificial Sunset, 2008, Allison Wermager

Artificial Sunset, 2008, Allison Wermager

17.02.2010

Champs d'ozone, 2007, HeHe

Champs d’ozone, 2007, HeHe

Bu yazının geri kalanını okuyun »

and 15.02.2010

TV’ye Karşı Video Sanatı, Internet’e Karşı Ağlı Sanat – I

Richard Serra, Television Delivers People (1973) Ramsay Stirling, Internet Delivers People (2008)
Video sanatını harekete geçiren, ilk dönem video sanatçılarını birleştiren ortak nokta, televizyon eleştirisi idi. 1967′de Sony Portapak‘ın piyasaya çıkması ile artık herkesin TV setlerinde kendi kaydettikleri görüntüleri izleyip gösterebiliyor olması, TV’nin demokratikleşmesi ve kurumsal otoritesinin zayıflatılması yönünde bir umut yaratmıştı. Zamanla bu eleştirinin televizyonun kendisi tarafından benimsenmesi, televizyona referans veren televizyon programlarının yaygınlaşmasının da etkisiyle video sanatçılarının kullandığı yöntemler ve kendi kendine atıf stratejisi etkisini yitirmiş, medya sanatı doğrudan TV eleştirisinden çok TV kültürü ile bağlantılı konulara yönelmişti.

30 yıl sonra İnternet, ilk dönemlerinde merkezi iletişimin parçalanması, imgelerin kolayca oluşturulması, kopyalanarak iletilmesi ve etkileşimlerin esnek hale gelmesi sanatçıların ilham kaynağı olurken, aynı zamanda önceki ortamların başına gelen ticarileşme ve merkezileşme eğilimi ile tedirginlik yaratıyordu. İnternet sanatının ortaya çıkmasından olgunluğa ulaşması arasında geçen zaman video sanatına göre çok daha kısa sürdü.

Bu yazının geri kalanını okuyun »

15.02.2010

Métamorphose, 1988-1990, Frédéric Fontenoy



Métamorphose, 1988-1990, Frédéric Fontenoy

Bu yazının geri kalanını okuyun »

14.02.2010

3 x (57 x 55 x 55), 2003, Miroslaw Balka


3 x (57 x 55 x 55), 2003, Miroslaw Balka
Beton, dönen mekanizmalar, mdf, tuz, tebeşir, saç.

Bu yazının geri kalanını okuyun »

13.02.2010

Mekanik Türk'ün Yüzleri, 2008, Andy Baio


Mekanik Türk’ün Yüzleri, 2008, Andy Baio

13.02.2010

IxDA Tanışma Toplantısı

IxDA-İstanbul, 19 Şubat, Cuma,19:00′da Avrupa yakasında “İstanbul’da neler oluyor?” başlıklı informal bir tanışma toplantısı düzenliyor. Bu etkinlik ile Etkileşim Tasarımı alanında çalışan, bu alana ilgi duyan kişileri bir araya getirmeyi ve ortak bir gündem oluşturmayı planlıyoruz.

Toplantı mekanı katılım sayısına göre belirleneği için katılım durumunuz ile ilgili bilgi vermenizi rica ediyoruz.

Görüşmek üzere.

Etkin Çiftçi, IxDA İstanbul

13.02.2010

Söyleyeceklerimi Yüksek Sesle Tekrar Et

pim, çek, bomba, at, tabur, komuta, emir, birlik, toplu, takım, alay, söyle, dinle, burayı, dinle, buraya, otur, kalk, bak, ileri, sola, ol, hazır, dön, sağa, say, söyle, tekrar, başla, et, rahat, tören, şekil, illa, yok, sebep, sor, sağol, sorma, takım, al, hiza, gir, sıra, bak, yan, al, at, yerinde, adım, say, uygun, saygın, sessiz, sakin, sol, sorma, amiral, albay, general, teğmen, binbaşı, yüzbaşı, onbaşı, tümden, hepten, hiçten,  general, maraşal, oralet, kahve, çay, çek, sıra, yasa, sivil, komuta, yargı, imam, atatürk, ermeni, kürt, türk, er, erbaş, kol, kırık, kola, bak, sağa, sol, geri, dön, pim, çek, bomba, at, yat, yan, as, baş, öz, millet, yalan, vatan, söz, nizam.

20 Ekim 2009

12.02.2010

Katalog, 2009, Banu Cennetoğlu


Katalog, 2009, Banu Cennetoğlu. 53. Venedik Bienali’nde Türkiye Pavyonu.

Ayrı ayrı çekilen fotoğrafların derlenip tek bir ürüne girmesi ve dijital kopyalanmaya açık tutulması (bkz KATALOG websitesi). Venedik’te ayaküstü başkalarının seçktileri fotoğraflardan başka kataloglar yapılabileceğini konuşurken Banu “olabilir, merak ediyorum” demişti. Orjinal sanat eserinin türevleri olmasına, başka başka sürümleri olabilmesine açık olmak.

Bu yazının geri kalanını okuyun »

11.02.2010

Kültürel ve Biyolojik Salgınlar Arasındaki Fark

Politik ideolojiler, dini inançlar, kültler, popüler kültür, konuşma dili, sosyal eğilimler, moda, yeni teknolojik ürünler gibi birçok olgunun çıktığı veya değişikliğe uğradığı andan itibaren toplumda yayılması sık sık hastalıkların yayılmasına benzetilir. Bilgisayar ağlarında da virüs ve solucan (worm) tabirleri biyolojik analojiden yola çıkar. Ancak bu analojiler tamamıyla paralellik göstermedikleri için bazen yanıltıcı olabiliyor, o yüzden bu farklılıklara kısaca değinmek istedim. Sosyal yenilikler ile hastalıkların yayılması ilk başta basitçe ağ üzerinde yayılmadan ibaret görünse de aslında işin içine insan psikolojisi girdiği için oldukça farklı dinamiklere sahip.

Hastalıklarda, hastalığı taşıyan biri ile her temasa geçiş, önceki temaslardan bağımsız olarak, değişmeyen bir bulaşma olasılığına sahip. Matematiksel olarak ifade edersek, taşıyıcı ile her karşılaşma bağımsız bir olay; her temas ayrı bir zar atışı gibi. Taşıyıcı ile temas sayısı arttıkça hastalığın bulaşma olasılığı %100′e yaklaşıyor. Hastalığın bulaşma olasığının enfeksiyon ile temas sayısı arasındaki ilişkiyi gösteren grafik şöyle:

Bu yazının geri kalanını okuyun »