April, 2008 Arşivi

28.04.2008

Şeyleri Konuşturmak: Ağ Nesneleri Çalıştayı

New York Üniversitesinde bulunan Tisch School of Arts, Interactive Telecommunications Program’dan Tom Igoe, 22, 23, 24 Mayıs tarihlerinde, “Şeyleri Konuşturmak: Ağ Nesneleri (Making Things Talk: Network Objects)” isimli bir fiziksel programlama çalıştayını yönetmek için İstanbul’a geliyor. Elime geçen metinde etkinlik şöyle anlatılıyor:

“Bu çalıştayda katılımcılar birtakım mikroişlemciler ve çeşitli algılayıcılar ile bilgisayarlar ve fiziki dünya arasında nasıl bağlantı kurulabileceğini öğreneceklerdir. Katılımcılar uygulamalı olarak, kendi üretecekleri algılama sistemleri ile ağ içinde var olan diğer bilgisayarlarla nasıl iletişim kurulacağını da deneyimleyeceklerdir. Basit düzeyde kablosuz iletişim yöntemlerinden bahsedilecektir. Kullanılacak araçlar Arduino mikroişlemci platformu, XBee sayısal radyoları, Processing programlama dili ve çeşitli algılayıcılardan oluşmaktadır.”

Yukarıdaki yazıdan benim anladığım bu çalıştayın geçtiğimiz günlerde düzenlenen Hernando Barragan’ın Wiring workshop‘undan biraz daha karmaşık veya bir başka deyişle daha ileri seviye olacağı. Katılımcıların basit elektronik, programlama ve fiziksel programlama kavramlarına aşina olmaları bekleniyor. Katılmak isteyenlerin vakit kaybetmeden bir proje düşünmeleri iyi olabilir. Ayrıca şu, şu, şu ve şu kaynaklardan örneklere bakarak alıştırma yapmaya başlamak da iyi olabilir.

Düğümküme arşivinden ağa bağlı nesneler ile ilgili bir yazı: Elektronik Nesnelerin Otomatik Bloglaması

Tom Igoe Kimdir?
1989′da Virginia Tech’de Tiyatro Işıklandırması ve Sahne Tasarımı eğitimi alan Igoe daha sonra 1997′de NYU ITP’den yüksek lisans derecesini aldı. Igoe özellikle fiziksel programlama alanındaki çalışmaları ile tanınıyor. Tom Igoe’nin Dan O’Sullivan ile beraber yazdığı “Fiziksel Programlama, Dünyayı Bilgisayarlar ile Algılamak ve Denetlemek (Physical Programming, Sensing and Controlling the Physical World with Computers)” isimli kitabında başta karmaşık görünen kavramları espirili ve kolay anlaşılır bir dil ile kaleme alarak örnekler ile açıklıyor. Ayrıca Igoe’nin İstanbul’da düzenleyeceği etkinlik ile aynı isimi taşıyan, daha yakın bir zamanda O’Reily’den yayınladığı “Şeyleri Konuşturmak (Making Things Talk)” isimli bir başka kitabı daha bulunuyor.

28.04.2008

'sakladığımızşeyler' İçin Katılım Çağrısı!

“İstanbul’daki sergiye dahil olun + bir görsel iletişim tasarımı bitirme projesine katkıda bulunun. sakladığımızşeyler. Sadece sakladığınız şeylerin fotoğrafını yollayın.

Elimizde tutmak, aklımızda saklamak, kaybolmaması için muhafaza etmek…

Serginin konusu ”SAKLAMAK”. Sergi katılımcıların yolladığı fotoğraflardan oluşacaktır. Projeye katılmak isteyen herkesin sakladığı nesne/nesnelerin fotoğrafını çekmesi ve caglacamcioglu@gmail.com adresine yollaması yeterlidir.

Sergide fotoğrafların yanı sıra onlara eşlik edecek metinler de yer alacağından projenin ‘blog’ kısmındaki sorulara da cevap vermenizi rica ediyorum.

Katılımınız için şimdiden teşekkür ederim. Sergide buluşmak üzere, Çağla Camcıoğlu”

SON KATILIM TARİHİ: Mayıs 7, 2008

25.04.2008

Wikileaks Yeni Nesil Ergenekon Operasyonu mu?

Wikileaks, gizli belgeleri açığa çıkartmak ve çözümlemek için sansürlenemez bir Wikipedia geliştiriyor. Arayüzü ve işleyişi Wikipedia’yı andıran, herhangi bir kişinin bilgi girebileceği ve düzenleyebileceği açık bir web sitesi. Wikileaks’in en önemli özelliği yüklenen belgelerin sahiplerinin tamamen anonim kalması (bkz Tor Project). Bu teknoloji sayesinde Wikileaks de gizli belge yükleyenlerin kim olduğunu bilemiyor. Şu ana kadar muhalif topluluklardan ve anonim kaynaklardan 1.5 milyonun üzerinde belge toplanmış. Sitede şöyle bilgi veriliyor:

Başlıca ilgi alanımız Asya, Eski Sovyet Bloğu, Sahra Altı Afrika ve Ortadoğu’daki zalim rejimleri açığa vurmaktır ama aynı zamanda kendi hükümet ve şirketlerindeki ahlaksız davranışları ortaya çıkartmak isteyen bütün bölgelerdeki insanlara yardımcı olmayı umuyoruz. En yüksek siyasal etkiyi hedefliyoruz.

Wikileaks, sızdırılan belgeleri herhangi bir medya kuruluşu ya da istihbarat servisinin yapabileceğinden daha güçlü bir şekilde incelemeye açıyor. Bunun için herhangi bir belgenin güvenilirlik, inandırıcılık, gerçeklik ve geçerliliğini bütün küresel topluluğun sınaması için Wikileaks’in forumlarında tartışılıyor. Uzmanların kolektif bir şekilde yaptığı değerlendirme sonunda belgeler açılıyor, ve topluluklar sızdırılan belgeleri yorumlayabiliyor ve kendi ilintilerini kamuya açıklayabiliyorlar.

Wikileaks Çinli muhalif topluluklar ile ABD’den, Tayvan, Avrupa, Avusturalya ve Güney Afrika’dan gazeteciler, matematikçiler, ve corporate uzmanlar tarafından oluşturulan bağımsız ve kolektif bir hareket. Henüz kurulmakta olan Wikileaks Danışma Kurulu insan hakları savunucuları, avukatlar, tarihçiler, programcılar, ve kriptografi uzmanlarından oluşuyor.

Wikileaks Türkiye Kategorisi şu anda ABDli diplomatlar ve thinktank’ler tarafından yazılmış az sayıda belge içeriyor. Bunlar arasında Bilderberg Toplantısı Raporları, 2002 Genel Seçimleri Sonrası Türkiye ve Bölgede Durum, Türkiye Avrupa Birliği İlişkileri var.

Elinizdeki gizli belge varsa ve anonim olarak açmak isterseniz şu güvenli adresi kullanabilirsiniz:
http://wikileaks.org/wiki/WikiLeaks:Submissions

23.04.2008

MSÜ No.9: Türkiye'de Yeni Küratörlük Yaklaşımları ve Araştırmaları

dizi9afiskucuk-11

Güncel Sanat Tartışmaları Dizisi-9

Türkiye’de yeni küratörlük yaklaşımları ve araştırmaları

Konuşmacılar: Adnan Yıldız, Borga Kantürk, Esra Sarıgedik ve Ayça İnce

Tarih: 24 Nisan 2008 Perşembe

Saat: 18.30

Yer: Mimar Sinan Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Beşiktaş Yerleşkesi 208 no’lu derslik

Geçen hafta Yeni Medya ve İşlemsel Sanat başlığı altında katıldığımız ve halen de tartışmalarını buradan sürdürdüğümüz Güncel Sanat Tartışmaları Dizisi‘nde bu hafta küratörlük pratiğinde değişen anlam ve tanımlar, sanatçı olarak küratör ve küratör olarak sanatçı olmak, dönüştürücü bir güç olarak küratörlük, Türkiye’deki duruma bağlı olarak ekonomik koşullar vb. konular tartışılacak. Daha önceki tartışmada olduğu gibi, konuşma öncesi veya sonrası bu yazıya yorum yazarak bu konulardaki düşünce ve sorularınızı paylaşabilirsiniz.

23.04.2008

Çok Yerli Ağ Etkinliği

Aynı anda çok yerin birbirine bağlandığı bir sanat etkinliği nasıl düzenlenir? Sadece bilgisayar başında bağlı değil topluluk mekanlarının / kamusal mekanların birbirine bağlı olduğu bir hiper-etkinlik nasıl olur? Hiper-etkinlik tekil etkinliğe göre bize nasıl deneyimler yaşatır?

Balkanlar’da başlayan Multiplace ağ kültürü projesi farklı mekanlarda paralel olarak düzenlenen etkinliklerden oluşuyor. Biribirine gerçekten ağlı bağlı mı yoksa sadece paralel mi bu belli değil. Ancak belli olan şu ki katılımcılar etkinlikler öncesinde ve sonrasında internet üzerinden görüşüyorlar ve bu görüşmelerin birikimleri etkinliklere yansıyor.

http://www.multiplace.org

Biz de benzer şekilde MSÜ Güncel Sanat Tartışmaları Dizisi‘ni hem öncesinde hem sonrasında online görüşmelerle beslemeye çalışıyoruz. Online tartışmalar fiziksel mekanlarda taşındığında kesinlikle çok daha öğretici, ancak fiziksel mekan zamanla –ve ismi üstünde mekanla– sınırlı. Etkinlik sonrasında blog yorumlarında tartışmak ve bağlantı paylaşmak etkinliği herkes için daha da faydalı kılıyor.

Medya Sanatı mı İşlemsel Sanat mı Kime ne? tartışması eş-zamansız ama hararetle devam ediyor. Siz de yorumlarınızla katılın fikrinizi belirtin beraber öğrenelim. Şu anda konu “arkaik sanat pazarı”, “yeni nesil küratörlük pratiği”, “işlemsel işlerin nasıl saklanıp gösterileceği”, “sanatın güç odakları”, “ağda eylem”, “toplumsal sistemler geliştirme” gibi çeşitli konularda ilerliyor.

Not: Yorumunuzu yazarken email-ile-takip-et teknolojisini kullanırsanız eş-zamansız olmasına rağmen tartışmaya daha akıcı katılabilirsiniz.

22.04.2008

Türkiye'de İşkencenin Stratejik Haritası İnternet'te Yayınlanıyor

iskence-harita

Modern hayatta işkence itiraf almak amacıyla sorgulamada kullanılıyor. İşkence tarihinde ceza olarak kullanıldığını biliyoruz ancak günümüzde sorgulamalarda kullanılan işkence evrensel olarak bir insan hakları ihlalidir. Türkiye’de hala işkence yapanların geçmişi Soğuk Savaş döneminde Türkiye’de hortlayan hem devletten hem askeriyeden “bağımsız güvenlik güçleri”nin CIA’den öğrendiklerine dayanıyor olabilir (bkz kontrgerilla el kitabı). Günümüzde işkenceyi kim kime dayattı, kimlerin emriyle yapılıyor bu çok karmaşık bir mesele, karmaşık çünkü normalde takip edemiyeceğimiz ağlı bağlı zincirleme ilişkilere dayanıyor. Bu ilişkiler zincirini görebilmek için önce bu bilgilere, sonra da bir haritaya ihtiyacımız var.

Helsinki Yurttaşlar Derneği (hYd) ve İnsan Hakları Gündemi Derneği (İHGD)‘nin ortak projesi “Hak Mücadelesinde Haritalama Yöntemi” Türkiye’de işkencenin stratejik haritasını çıkardı.

Bu yazının geri kalanını okuyun »

21.04.2008

Click: Sadece Bir Başka Sergileme Deneyi mi?

picture-17Daha önceden Twitter ile deneyler yapan, YouTube’da video yarışması düzenleyen ve Facebook’ta bir uygulama geliştiren Brooklyn Müzesi, bu sefer de küratörlüğünü Internet kullanıcılarının yapacağı Click isimli bir fotoğraf sergisi düzenliyor. Bu sergiye katılacak işlerin seçim sürecinde herkes jüri olabiliyor. Alışageldiğimiz web2.0 uygulamalarında kullanılan oylama sisteminden farklı olarak, oy verenlerin kendi sanat tecrübe ve bilgilerini tanımlamaları isteniyor, değerlendirme yapılırken bunlar dikkate alınıyor. Kullanıcının bilgi seviyesini tanımlamak için işaretleyebileceği seçenekler var.

Kullanıcının Bilgisi:

  • YOK. Sanat hakkında fazla bir şey bilmediğimi düşünüyorum, ama ender olarak müze veya galerileri ziyaret ettiğim oluyor.
  • BİRAZ. Sanat eğitimi almadım ama genel anlamda sanat konusunda bilgi sahibiyim. Arada sırada müze ve galerilere gidiyorum.
  • FENA DEĞİL. Birkaç sanat/sanat tarihi dersi aldım ve/veya kendi imkanlarımla çalıştım. Müze ve galerilere sıkça gidiyorum.
  • ORTALAMA ÜSTÜ. Sanat/sanat tarihi konusunda birçok ders aldım; müze ve galerilere sık sık gidiyorum.
  • UZMAN. Bu konuda geniş bilgi sahibiyim. Sanatla ilgili bir işim ve/veya ileri seviyede bir diplomam var.

Buna ek olarak kullanıcılara coğrafi konumları da soruluyor, bunun nedeni fotoğraf sergisinin yerel tarafı.

Bu çok demokratik gözükmese de, her zaman ortak paydayı ön plana çıkaran ve bu şekilde popüler olmanın ötesinde bir şey söyleyemeyen web uygulamaları için bir yenilik olarak görülebilir. Elbette herkes kendi kendini puanlandırdığı için ne kadar güvenilir bir sistem olduğu tartışılır ama belki bu yönü bile, otoriter bir tavır takınmadan belli bir hiyerarşi yaratabilmesi ile kendi başına bir yenilik sayılabilir.

İlgili Düğümküme Yazıları:

21.04.2008

Demo Kültürü ve Plazma

2003 yılında Kiasma‘da demoskene.katastro.fi isimli bir sergide Commodore 64′ler, Amiga’lar, Atari’ler ve PDA’ler üzerinde çeşit çeşit demonun sergilendiğini görünce oldukça şaşırmıştım. 1980 ve 90′ların donanımlarıyla yapılmış bu demo ve intro’lar, sadece günümüzün medya sanatının şekillenmesinde etkili olmakla kalmamış, aynı zamanda da bugünün bilişim endüstrisindeki birçok insanın da yetişmesini sağlayan kültürel bir fenomen haline gelmişti. Yakın zamanda da öğrendim ki demoscene alt kültürü bugün de Breakpoint ve Assembly gibi dev parti organizasyonlarını düzenli olarak sürdürebilecek kadar yaygın. Bu çevrenin Türkiye’deki durumunu merak edenlerin demoscene kültürünün yanısıra yazılım, donanım ve sanatsal konulara da eğilen “Amatör Bilgisayar Kültürü Dergisi” Plazma’dan bilgi edinmeleri mümkün: http://www.plazma-dergi.org

18.04.2008

amber'08 — Sanat İşleri için Çağrı

amber’08 beden-işlemsel sanatlar festivali, Türkiyede gerçekleşen en büyük sanat ve yeni medya etkinliği ikinci kez gerçekleşiyor.

Bu yılın festival teması “Inter-pasif Persona”, her yanıyla dijitalleşen dünyamızda kimliğimize sanatsal ve eleştirel bir gözle bakmayı hedefliyor. Festival farklı mekanlarda gerçekleşecek sahne gösterileri, sergiler, atölye çalışmaları sanatçı sunumları ve seminerler içeriyor.

Amber’08 çerçevesinde biri etkileşimli enstalasyonlar diğeri etkileşimli oyunlara yönelik olmak üzere iki sanatsal çağrı yapılıyor.

Etkileşimli enstalasyonlar için yapılan çağrı festivalin bu yılki teması etrafında geliştirilmiş işleri hedefliyor. Başvurular arasından seçilecek işler amber’08 çerçevesinde sergilenecek. Lütfen etkileşimli kurulumlar için başvuru formunu (.doc) (.zip) indirin.

İkinci çağrı bu yıl başlatılan yeni bir bölüm olan “etkileşimli oyunlar sergisi” için yapılıyor. Fransa’dan M2F CREATIONS ile ortak olarak düzenlenen bu bölüm fare ve klavye kullanımına dayanmayan, yeni etkileşim konseptleri ile geliştirilmiş oyunları hedefliyor. Bu sergide ziyaretçiler doğrudan bedenleri, hareketleri, sesleri ile etkileşime girerek oyun oynayacaklar. Başvurulan arasından seçilen oyunlar davet edilen oyunlarla birlikte bu özel bölümde sergilenecek. Lütfen etkileşimli oyunlar için başvuru formunu (.doc) (.zip) indirin

Daha fazla bilgi için http://www.a-m-b-e-r.net sitesine bakabilirsiniz.

16.04.2008

Yeni Medya mı İşlemsel Sanat mı Kime Ne?

Türkiye’de toplum şok üstüne şok üstüne şok yaşarken neden yeni medya mı işlemsel sanat mı diye uzaydan gelmiş gibi duran bir konuya eğiliyoruz? Neden yeni medya deyince web2.0 dalgasından, Photoshop tekniklerinden, video sanatından bahsetmiyor da ağlı bağlı hayattan, merkezden-kitleye iletişimden, sosyal ağ hortumlamasından, kitlesel ifade özgürlüğü engellemesinden, DNS ayarlarından, temsilsiz demokrasiden, dağıtık iktidardan, medya arkeolojisinden bahsediyoruz. Neden işlemsel kelimesini İTÜ Bilgisayar Fakültesi’ndeki Mikro İşlemciler dersinde kullanıldığı gibi veya Bir Kelime Bir İşlem yarışmasındaki gibi değil de sanat kelimesinin önünde işlemsel sanat diye kullanıp diziyoruz elektronik sivil itaatsizlik, protokollü toplumsal denetim, kitleden-kitleye mesajlaşma, bilgi görselleştirmesi, manevi emek sömürüsü, diyagramlar, tarifeler, tersine stratejiler, ağların savaşı?

Ali Miharbi, Ahmet Atıf Akın, Orton Akıncı ile bu perşembe günü (17 Nisan) Güncel Sanat Tartışmaları Dizisi‘nde konuşacaklarımızı bir iki hafta öncesinden emaillerde tartışmaya başladık. Malum Türkiye’de icat edilmemiş kavramları kullanıyoruz sık sık. Tartıştığımız konuları Türkçe ifade etmek istedğimizden terimlere ve Türkçe’lerine bir süre takıldık, ama sonra bir şekilde içinden çıkabildik.

Uğraştığımız sanat hem yeni nesil teknolojiler hem baki toplumsal olgular üzerinden. Hem Türkiye’de yaşanan şokları konu alıyoruz hem Kaliforniya’da icat edilen yeni teknolojilerin toplumsal etkilerini. Kullandığımız teknikler hem bilgisayar programlaması, hem yemek tarifesi, hem diyagram çizme, hem arkeolojik araştırma olabiliyor. Bu konuşmada herkes kendi işlerinden bir kaç parça sunacak ve sonrasında bu bahsettiğimiz konular çerçevesinde tartışıcaz.

İstanbul’daysanız konuşmaya bekleriz. Tartışmalar dizisi bittiğinde kitap olarak da yayınlanacak. Böyle konuların klasik bir kitaba girecek olması kadar önemli olan diğer şey de internet’ten katılım. Bu yazıya yorum yazın, sorularınızı veya tartışılmasını istediğiniz alakalı konuları önerin tartışmaya alalım. Güncel Sanat Tartışmaları Dizisi’ni Azra Tüzünoğlu hazırlıyor, burdan el sallıyoruz, teşekkürler Azra!

Güncelleme: Mimar Sinan etkinliği bitti, tam da olması gerektiği kafamız daha da karıştı, tartışmaya yorumlarda devam ediyoruz. işlemsel sanat ve yeni nesil medya üzerine çalışıyorsanız veya bu alanla bir şekilde ilgileniyorsanız tartışmaya yorum yazarak katkıda bulunun biz de öğrenelim.

Olayın anonsu şöyle:

Güncel Sanat Tartışmaları Dizisi-8
“Yeni Nesil Medya ve İşlemsel Sanat”

Konuşmacılar
Burak Arıkan + Ali Miharbi + Ahmet Atıf Akın(a.k.a pagan@xurban) + Orton Akıncı

Tarih 17 Nisan 2008 Perşembe
Saat 18:30
Yer Mimar Sinan Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Beşiktaş Yerleşkesi 208 no’lu derslik

Her bir konuşmacının kendi deneyimleri üzerinden işlemsel sanat ve İnternet teknolojileriyle birlikte çeşitlenip, sürekli yenilenen yeni medya sanatı konularını açımlamayı hedefledikleri konuşmanın ana ekseninde; dağıtık iktidar, kimliksizleşme ve anonimleşme, taktiksel medya, teknoloji ve kontrol, elektronik sivil itaatsizlik, İnternet üzerinden eleştiri&tersine çevirme stratejileri, Türkiye’deki devlet kontrolü ve İnternet protokolleri ilişkisi gibi meseleler tartışılacak. Yeni medya ve galeri mekanı ilişkisi, medya festivalleri, yeni medya kurum ve gösterim alanları da tartışma içeriğinde yer alacak konular arasında.

* Posterdeki görsel Per Wizén tarafından yapılmıştır.

İlgili Düğümküme Yazıları: