August, 2007 Arşivi

04.08.2007

Nerden Geldi Bu Para?

ny0.jpg

Köşedeki pizzacıdan finans devi Goldman Sachs’a, özel okullardan uyuşturucu satıcılarına, seks shoplardan modern sanat müzesi MoMA’ya kadar New York’da işletmeler nasıl para yapıyor? Gelir nedir gider nedir, en çok hangi noktalarda para kazanıyorlar? New York dergisi bizler için araştırmış, röportajlarla bezemiş, para akışını görselleştirmiş.

ny1.jpg

İstanbul’da benzer bir araştırma yapılsa şunları merak ederdim:

Cihangir Taksicisi
Taksim Dönercisi
Üsküdar Minibüsçüsü
Beyoğlu Simitçisi
Haznedar Sucusu
Mecidiyeköy Döviz Bürosu
Tophane Eskicisi
Etiler emlakçısı
Galatasaray butikçisi
Tarlabaşı torbacısı
Bakırköy kasetçisi

02.08.2007

Amber Beden-İşlemsel Sanatlar Festivali'ne Çağrı

a-m-b-e_r’07 Beden-İşlemsel Sanatlar Festivali 9-17 Kasım’da İstanbul’da gerçekleşiyor. Festival programında Türkiye’nin yanı sıra çeşitli uluslardan sanatçıların katılımıyla gösteriler, atölye çalışmaları, etkileşimli yerleştirmeler, seminer ve sanatçı konuşmaları yer alacak. Festivalin üç amacı var:

  1. Teknolojinin olanaklarını hayata yayan yaratıcı araştırma ve ürünleri teşvik etmek.
  2. Teknolojinin kültürel eleştiri olarak kullanılmasını teşvik etmek.
  3. Türkiye işlemsel sanat ve yaratım ortamını Batıdan Doğuya uzanan ağda paylaşım ve işbirliği ile zenginleştirmek.

a-m-b-e_r’07 festival teması: “Ses ve Tutunma”

Hepimiz ağdayız. Hepimiz bağlantıdayız. Aramızda teknoloji, aklımızda işlemler, elimizde listeler dağınık bir yoldayız, gidiyoruz gündüz gece. Ne adım atsak sayısal bilgi üretiyor ne yana baksak sayısal bilgi tüketiyoruz. Bireyler, topluluklar, kurumlar, ve hatta devletler kendilerini duyurabilmek, bir sese sahip olabilmek için teknoloji kullanımına, teknolojik bir varlık oluşturabilmeye bağlı hale geliyorlar. Bu şartlar altında hayatlarımız ve geleceğimiz için önemli olaylar ve alanlarda fark yaratıcı bir ses oluşturmayı verili kabul ediyoruz. Oysa halimizi, duruşumuzu, tutunuşumuzu somutlaştıracak bir ses oluşturabilmek verili bir olgu olmaktan çok bir bilinmez olarak karşımızda duruyor.

a-m-b-e_r’07′nin teması teknolojinin hayatımızı karmaşıklaştırdığı bu ortamda ses ve tutunma olarak belirlendi. Teknolojinin gittikçe artan biçimde insan ve sistem ilişkilerine aracılık ettiği dünyamızda sese ve onun sanatsal, toplumsal, kişisel veya bedensel kisvelerine ne oluyor? Sanat, teknoloji ve kültür ayrı kavramlar olmaktan çıkıp aralarındaki sınırlar dönüşüp içiçe geçerken bireyler ve topluluklar olarak nasıl bir sese sahip oluyoruz? Bu ağlı bağlı hayatın yarattığı karmaşada sizleri yeni ses duyurma tekniklerinizi, yeni söz iletme stratejilerinizi, nasıl tutunduğunuzu, tutunurkan kendinizi nasıl ifade ettiğinizi göstermeye çağırıyoruz.

Başvuru Formu
Son başvuru 15 Agustos 2007

a-m-b-e_r beden-işlemsel sanatlar derneği hakkında

a-m-b-e_r beden-işlemsel sanatlar derneği, 2007 yılında, dans, performans, tasarım müzik, sosyal bilimler, mühendislik gibi çeşitli disiplinlerden gelen sanatçı ve araştırmacılar tarafından dernek olarak kurulan, beden ve işlem odaklı sanatsal ifade biçimlerini araştırmayı amaçlayan İstanbul merkezli bir oluşum.

Yeni teknolojilerin dönüştürdüğü küresel dünyada, teknoloji ve sanat bağlamında yerel bir tartışma ve üretim alanı oluşturmayı hedefleyen a-m-b-e_r ilgi alanını “beden-işlemsel sanatlar” olarak tanımlıyor ve bu alan teknolojik süreçlerle bedenin etkileşimini içeren sanatsal biçimlerle işaret ediyor.

a-m-b-e_r hedefleri arasında belirttiği gibi Türkiye’de bu alanda üretimi arttırmak ve görünürlüğü sağlamaya katkıda bulunmak üzere Türkiye’li sanatçıların seçilen işlerini a-m-b-e_r’07 süresince sergilemek için başvuruları bekliyor. a-m-b-e_r, İstanbul’un çeşitli açık mekanlarını değerlendiren yerleştirmelerle özel olarak ilgileniyor.

Festival
http://www.a-m-b-e-r.net/

Dernek
http://www.a-m-b-e-r.org/

01.08.2007

Dijital İnanç Turizmi

facebook.gif

Facebook profili olmayan var mı? Amerikan üniversite öğrencilerinin (“college kids”) yüzde 80den fazlası Facebook’da. Dünyada ise Amerikan kültürünü tadmış ülkelerin çocukları hızla Facebook klübüne girmeye başladı. Ben de Facebook’dayım. Peki bunun inanç turizmiyle ne alakası var?

Internet’te bir siteye gittiğimizde orayı ziyaret etmiş oluyoruz. Hatta sitenin istatistiklerine bakıp bugün 2500 ziyaretçi geldi diyoruz. Bir ziyaretçi ne zaman turist olur? Şu üç özellik turist ile ziyaretçi arasındaki farkı belirginleştiriyor:

  1. Turistler normalde yaşamadıkları yerleri ziyaretler ederler.
  2. Turistler boş vakitlerinde (genelde tatilde) ziyaret yaparlar.
  3. Turistler gittikleri yerleri gezerken para harcayarak yerel ekonomiye dışardan para getirmiş olurlar.

Bu özelliklere göre düşünün en son ziyaret ettiğiniz siteleri, hangileri turistik?

Facebook gibi bir sosyal ağ sitesini niye ziyaret ediyoruz? Çünkü arkadaşlarımız orda. O zaman Facebook’da yaşıyor muyuz yoksa Facebook’u ziyaret mi ediyoruz? Eğer yaşadığınızı düşünüyorsanız bir vatandaş, yaşamadığınızı düşünüyorsanız bir turistsiniz (yukarıdaki üç farka göre).

Şimdi biraz daha karmaşık bir kavrama giriyorum…

İnanç turizmi dini sebeblerle yapılana deniyor. Örneğin Mekke, Medine, Efes, Meryem Ananın Evi inanç turizminin en önemli merkezleri. Internet’te inandığınız için gittiğiniz bir site var mı?

İnanç dini olmayabilir tabi. Her inanç din değil midir gibi sorular burada giremeyeceğimiz kadar derin. Ancak inanç inançdır. İnanç turizmi bir yeri inancınız için gezdiğinizde gerçekleşir. Facebook’a inananıyor muyuz? Logosuna mı rengine mi? İkisi de değil. Ordaki insanlara mı? Hayır sadece arkadaşlarımıza inanıyoruz. Arkadaşlarına inanmayan var mı?

Eğer Facebook’da yaşamadığınızı, yani vatandaşı olmadığınızı düşünüyor, sadece ziyaret ettiğinizi düşünüyorsanız inanç turizmi yapıyorsunuz.