May, 2007 Arşivi

31.05.2007

On Yılda Yüz Milyon Alan Adı

31 Mayıs 2007 istatistiklerine göre kayıtlı üst seviye alan adları yüz milyon sınırına dayandı. Pastanın büyük bir kısmı ise godaddy, networksolutions gibi 15 büyük kayıt ofisi tarafından paylaşılmış durumda. Üst seviye alan adları (top level domain) hem bilinirliği, kullanışlılığı nedeniyle, hem de bürokrasiye dokunmadan elde edilmesi yüzünden önemli bir pazar. Gerçi ülke kodlu alan adlarında da tablo çok farklı değil.

Beni bu rakamlara sürükleyen mesele ise, bir müşterim için kısa ve telaffuz edilebilir bir alan adı bulmaya çalışırken verdiğim amansız mücadelen başka bir şey değil. Hayatımda ilk defa sadece bu iki temel ölçüte göre yapmak durumunda kaldım; telaffuz edilebilirlik ve kısalık.

Boyut Önemlidir
Sonuçta, web’in enteresan bir yüzünü daha keşfettim. 5letter.com adlı sitede sadece beş harf ölçütüne göre alan adı araması yapmak mümkün. Kısa olsun da ne olursa olsun diyenler için müthiş bir kaynak. Yine başka bir sitede ise telaffuz edilebilirlik ölçütüne göre arama yapmanız mümkün.

Bu araçlara sahip olmak güzel. Öte yandan alan adları markaların, tüzel kişiliklerin önüne mi geçmeye başladı? Nedir onları bu kadar önemli kılan? Heralde birileri bu konuda tez bile yazmıştır.

29.05.2007

Google Haritaya Sokak Görüşü ("Streetview") Ekledi

google-streetview.jpg

Bu sabahtan itibaren Google haritada baktığınız yerleri artık sadece uzay fotoğrafından değil sokak hizasından da görebiliyorsunuz. Haritada bir yere tıkladığınızda (sadece belli şehirlerde) o yerin sokak hizasından çekilmiş fotoğrafı görülüyor. Üstelik bu tek bir statik fotoğraf değil, bakış açınızı 360 derece değiştirebiliyorsunuz ve bu fotoğraf üzerindeki oklara tıklayarak sokaklarda kamerayla dolaşıyorsunuz. Fazla lafa gerek yok yukardaki görselden anlaşılıyor olay, hemen buraya buraya ve buraya tıklayıp kendiniz oynamaya başlayın.

Peki nasıl oluyor bu iş?

11gozlukamera.jpg

Genelde Amerikan Ordusu ile çalışan Immersive Media şirketinin onbir lensli kamerası ile sadece şehirde araba ile dolaşarak yüksek çözünürlüklü videolar çekiliyor. Bu sinek gözü gibi kamera tekniği ile çekilen resimler sonra bir yazılımda birleştiriliyor ve içinde dolaşabileceğiniz hiper panaromik 3 boyutlu ortamlar yaratılıyor. Tabi çekimler bir GPS ile yer verisi kaydedilerek yapılmış. Google Immersive Media’dan satın aldığı bu GPSli görüntüleri bir veritabanından XML ile Flash içine okuyor. Bir de oklarla ilerlemeyi ve tabi yer verilerini (“geo tag”) eklemiş. Fotoğraflara tıklayıp odaklandığınızda tabelaları okuyabiliyor insanları suratlarına kadar detaylı görebiliyorsunuz.
Microsoft da Sanal Dünya adındaki yeni ürünüyle 3 boyutlu foto-gerçekçi haritalar treninde. Bir de yeni bir şirket EveryScape 360 derece panaromik görüntülü harita olayına girmiş. Haritalara geçekçilik ekleme yarışı giderek şiddetleniyor. Sonunda simülasyon dünya SecondLife ile bu haritalar arasında fark kalmayacak.

Başka bildiğiniz karşılaştığınız yeni nesil haritalar varsa yorum yazarak ekleyin, bilelim tartışalım.

EK: Google Harita “Platform” Oluyor

Google az önce Mapplets diye bir şey çıkardığını açıkladı. Kullanıcılar kendileri haritaya gömülü uygulamalar geliştirebiliyorlar. Daha önce myMaps ile istediğiniz gibi harita üzerinde çizim yapıp kaydedebiliyordunuz, şimdi Mapplets ile kendi harita-yazılımlarınızı geliştirebilirsiniz, yani Google Harita artık sadece bir harita uygulaması değil bir harita platformu oldu. Google yeni nesil haritalar yarışında bu web2.0 tarzı hareketle –kullanıcıları yazılıma dahil ederek– bir adım önce geçmiş oluyor.

Google ayrıca KML ve ATOM protokollerine Mapplet yazar bilgisi ekleyeceğini belirtiyor. Bu da platform olmak için çok önemli bir adım.

26.05.2007

Meta-Kontrol Detroit Elektronik Müzik Festivalinde

metacontrol-timewarp2007.jpg

Bu akşam Ali Demirel ve Richie Hawtin ile beraber Detroit Elektronik Müzik Festivalinde (DEMF) Meta-Kontrol‘u icra ediyoruz. Detroit şehri Amerika’da tekno ve elektronik müziğin yayılmaya başladığı yer. Festivalde bir çok yeni nesil elektronik medya sanatçısı yer alıyor.

Ali’yle başlattığımız Meta-Kontrol projesi zamanla büyüyecek bir görsel/kinetik işler koleksiyonu. Bu koleksiyon ilk olarak Dinamik Kompozisyonlar (2003) setinden seçtiğimiz işlerle başladı ve şu anda yaklaşık 20-25 ayrı görsel program var. Meta-Kontrol‘u oluşturan işlerde yeni bir görsel ifade stratejisi olarak görünmeyeni kendi gördüğümüz kadarıyla ifade etmeye çalışıyoruz. Peki görünmeyen nedir? Kontrol. Gerek sosyal yapılarda gerek teknik yapılarda “kontrol eden” hep saklanmak istenir. Görünmez kılınır. Meta-Kontrol projesi tam bu noktaya parmak basıyor. Genelde saklanmak istenilen kontrol mekanizmasını açığa çıkarmak ve dolayısıyla tartışılabilir hale getirmek. “Meta” ön eki burada “hakkında” demek, yani “kontrol hakkında”.

Meta-Kontrol ucu açık bir koleksiyon. Bu deneysel koleksiyonun daha geniş bir sanatçı/tasarımcı kolektifi tarafından oluşturulmasını ve büyütülmesini amaçlıyoruz. Eğer konuyla ilgilenirseniz ve katkıda bulunmak isterseniz görüşelim.

Videolar

Meta-Kontrol projesi şimdiye kadar Time Warp, Almanya ve Club Phazon, Japonya’da icra edildi. Her iki performans da Richie Hawtin’in müziği eşliginde idi. Henüz detaylı bir dökümantasyon ile uğraşıyoruz, ancak şimdilik performansları youtube’a koyduğumuz şu videolardan izleyebilirsiniz:

* Üstteki fotoğraf Timewarp 2007 Festivalinden. Walk2d dev ekranı doldurup boşaltıyor.

25.05.2007

Yıldız Mimar Rem Koolhaas Dubai'de Ölü Yıldız Tasarladı

oma-rem-koolhaas-rak-dubai-0

Petrol ve turizm zengini Dubai şehri bir süredir tamamiyle yeniden yapılanıyor. Petrol yatakları yakın gelecekte kurayacağı için turizme yatırım yapılıyor. Önce daha çok plaj alanı yaratmak için palmiye ve dünya haritası şeklinde yapay adalar yapıldı sonra yıldız mimarlara şehre kendi ikonlarını kondurmaları için işler verildi. Sonunda Dubai vahşi turizm merkezi Las Vegas veya Disneyland gibi dev bir lunaparka dönüşüyor.

Rem Koolhaas’ın ofisi OMA/AMO bu lunaparkın içinde yeralacak Ras al Khaimah Kongre ve Sergi Merkezi (RAK) binasını George Lucas’ın Yıldızlar Savaşı filmindeki Ölü Yıldız biçiminde yapıyor. Önce ressamlar için söylenmiş sonra mimarlara da uyarlanmış bir “atasözü” bu çalma çırpma Ölü Yıldız dedikodularına tuz biber oluyor tabi: “İyi mimarlar ilham alır, büyük mimarlar çalar.” OMA ise bu mimarlık lunaparkı için şunu soruyor:

“Konu sınır taşı (“landmark”) yaratmak olduğunda icat edilecek bir şey kaldı mı?”

oma-rem-koolhaas-rak-dubai-1

oma-rem-koolhaas-rak-dubai-4

OMA’ya göre 21inci yüzyıl –her yeni binayı eskilerinden ayırmak amacıyla– mimarlıkta “aşırı biçimlerin” manik üretimiyle şeklini buluyor. Ama bir paradoks olarak sonuçta her “değişik” bina girişimi anında değişikler denizine karışıyor, ve geriye kentsel bir monotonluk kalıyor. OMA RAK projesinin bir mimarlık statejisi olarak sonraki tuhaf şekli üretmeyi değil temel biçime geri dönüşü temsil ettiğini belirtiyor proje tanımında.

Rem Koolhaas bu tanımda şunları söyleyerek projeyi entellektüel bir olgunluğa ulaştırmaya çabalıyor:

  1. “Temel geometrik biçimler insanlık öncesinde bile vardı.”
  2. “Küre ile çubuk doğu ve batıyı temsil edecek evrensel bir sembol olabilir.”

Neredeyse “külahıma anlat” demek istiyor insan. Bu genel geçer çabalardan biz yeni nesil yaratıcılar pek etkilenmiyoruz. Ne modern Bauhausculuk ne de post-modern ikon kırıcılık bugünkü hayatın karmaşasında bizi beslemiyor. Bırakın yeni biçimi, fiziksel bir nesne tasarlama eylemi ne kadar geçerli? Bugün yaşadığımız ağlı bağlı karmaşık hayatta tasarım eylemi ancak sistem yaratımı olarak icra edildiğinde anlamlı olabilir. Sistemlerin sentezlenerek yeni sistemlere karıştığı dinamik ortamlarda Ölü Yıldız gibi nesneleri, sembolleri, ikonları ancak sistem değişkenleri olarak kullanabiliriz.

oma-rem-koolhaas-rak-dubai-5.jpg

Görsel Kaynakları: OMA/AMO

22.05.2007

Yoko Ono Burada!

yoko1.jpg

John Lennon’ın tanımı ile “Dünyanın en ünlü tanınmayan sanatçısı” Yoko Ono 3 Mayıs – 30 Haziran tarihleri arasında “Açık Şehir” isimli sergisi ile Sabancı Üniversitesi Kasa Galeri’de.

Karaköy’deki Minevra Han’ın bankacılık dönemlerinden kalan bodrum katındaki kasa dairesine indiğinizde toplam 9 parçadan oluşan ve tamamı izleyicilerin etkileşimine açık sergi ile karşılaşıyorsunuz. Kavramsal sanatın öncülerinden Ono’nun sergilenen eserlerinin çoğu ziyaretçilerin etkileşimine açık bırakılmış.

Ono’nun size sundugu küçük el fenerleri ile evrene sonsuz sevgi mesajı gönderebilirsiniz.

“sen su/ben su/ hepimiz farklı kaplarda suyuz/ o yüzden buluşmamız çok kolay/ bir gün hep birlikte buharlaşacağız/ ama su bitip gittiğinde bile/ belki kapları işaret edeceğiz/ ve oradaki, işte o benim diyeceğiz/ bizler kaplara kafayı takmışız”

yoko4.jpg

1966’da Mend Piece ismi ile ilk olarak sergiledigi işi,11 Eylül’den sonra Mend Peace adını alarak masa dolusu kırık tabak, çanak, fincan, kaseyi onarmaya davet ederken, Ono “fincanı onarırken düşündügünüz şey onu onarmak değildir” diyerek metafor yaratabilme kapasitemize sesleniyor.

yoko2.jpg

Savaşlarda stratejilerin belirlenmesinde kullanılan haritalarla seni seviyorum,barışı düşle yazılı kabartma mühürleri kullanarak “IMAGINE PEACE” adlı eserde sizinde bir katkınız oluyor. Yine ziyaretçilerin boya ve fırçalarla kendi hünerlerini göstereceği “ADD COLOR” isimli eserinde, yeniden doğuşu simgeleyen tabutu boyayabilirsiniz.

Kültürümüzde yaygın olan dilek agaci burada “WiSH TREE” adı altında dileklerinizi yazabilceginiz, ve daha sonra dileklerinizin İzlanda Reykjavik’te yapım aşamasında olan İmagine Peace Tower’a gönderilcegi eser olarak tasarlanmış.

En son odada yer alan Marcel Duchamp, Frida Kahlo, Atatürk, Joseph Beuys gibi önemli isimlerin yazılı oldugu 123 kart, her biri aynı seviyede su ile doldurulmuş ince belli çay bardaklarının önünde “WE’RE ALL WATER” adı altında Yoko Ono’nun 1967’de Lisson Galeri’deki sergisi için yazdığı bir kavramdan ilham aldıgı eseri oluşturuyor.

yoko3.jpg

30 Haziran’a kadar sürecek kavramsal sanatın öncülerinden olan Yoko Ono’nun sergisinin sizde bir parçası olmalısınız.

22.05.2007

Yaza Merhaba, Dolunay Partisi

S.O.A.P Biraderler DOLUNAY PARTİSİ 2 Haziran’da Bozcaada Uçurtma Festivali‘nde! Bu sezonun ilk kaçamağında gündüz uçurtma gece lezzetli müzik ve dans var. Partiye katılan Paris’li ve İstanbul’lu müzik karıştırıcıları arasında Düğümküme’den Dara Kılıçoğlu da The Neighbors projesiyle yeralıyor.

soap_bozcaada2.jpg

11.05.2007

Icon'da Tanıdık Yüzler: Kram/Weisshaar

current_cover.jpg

İngiliz mimari tasarım dergisi Icon son sayısında İşlemsel tasarımın öncü şirketi Kram/Weisshaar’ı kapak yaptı. Kısa bir süredir ülkemizde de Türkçe olarak yayınlanmaya başlayan Icon dergisinde bu konuyu Türkçe okuyabilirsiniz. İlk günlerinden itibaren Düğümküme’de oldukça sık bahsi geçen ‘işlemsel tasarım‘ ve ‘fiziksel programlama‘ konularında uzmanlık gösteren Kram/Weisshaar ofisi Stockholm ve Munih gibi iki farklı şehirden yönetiliyor. Icon dergisindeki yazıda iki ofis arasındaki kilometrelerce mesafenin özellikle altı çizilmiş. Prada’nın dillere destan New York mağazasından tutun da, Milan tasarım fuarında yoğun ilgi odağı haline gelen ‘Breeding Table’ adlı kendi kendini tasarlayan mobilya projeleri ile ikili hem kavramsal, hem uygulamaya yönelik birçok yeniliğe imza atmış olması ile ünlü. Burada bu yazıyı kısa keserek size ‘Yılın en iyi aylık dergisi (bu sanırım yurtdışı edisyonundan ithal edilmiş bir cümle)’ olarak lanse edilen Icon dergisinin Mayıs sayısını alıp Kram/Weisshaar ofisini ve arkasındaki felsefeyi yakından tanımanızı tavsiye ediyoruz.

Kram Design
Kram/Weisshaar

07.05.2007

Faydalı Cep Uygulamaları

Cep uygulamalari

Ağlı bağlı yaşamda cep telefonlarının rolü arttıkça artıyor. Nerede olursak olalım, cep telefonu ile bir yandan diğer insanlara bağlanıyoruz, diğer taraftan da ağ servislerine ve dosyalarına erişebiliyoruz. Bu amaçlara hizmet etmek icin geliştirilen uygulamaların kabiliyetleri de cep telefonlari ile paralel gelişiyor, güzelleşiyor. Uzaktan Çalışan Takımlar için Yazılımlar yazısında olduğu gibi biz de Düğümküme’de bu cep uygulamalarını severek kullanıyoruz. Sevgi paylaştıkça artar:

İletişim / Sosyalleşme

  • Gmail Mobile
    E-posta okuyucu. Gmail hesabı olanlar icin kullanılabilirliği yuksek email uygulaması.
  • Twitter
    Sosyalleşme aracı. Eşe-dosta-ahbaba şu anda ne yaptığınızı mesaj aracılığı ile yollamak, sürekli bağlı kalmak için.

Bağlamda Kalma

  • Opera Mobile
    Web/Wap tarayıcı. Cep telefonu için tasarlanmamiş ağ sayfalarını dinamik olarak düzenliyor, okunabilir ve bakılabilir bir hale getiriyor.
  • WidSets
    RSS okuyucu. RSS yayınlarını kutucuklar halinde hesabınıza ekleyebilir ve pratik bir arayüzden okuyabilirsiniz.
  • Yahoo Go
    Yahoo cep portal uygulaması. Yahoo servislerinin (e-posta, harita, haber yayinları vs) tek bir arayüzde almak icin.

Ağ-Cep Senkronizasyon

  • Shozu
    Cepten internete yükleme. Cep telefonunuzdaki medya dosyalarını (resim, video, yazı) dinamik olarak web servislerine (flickr, youtube, wordpress blog vs) gönderme arayüzü. Cep telefonunun işletim sistemine gayet iyi entegre olduğu için ugulamayı açmadan yükleme yapabiliyorsunuz.
  • GCalSync
    Takvim güncelleyici. Cep telefonunuzdaki takvimi Google Calendar servisine bağlıyor ve periyodik olarak güncelliyor.

Erişim / Paylaşım

  • Orb
    Uzaktan dosya erişimi. Bilgisayarinizdaki dosyalara cep telefonunuzdan her an her yerde erişmenizi sağlıyor.
  • PeerBox
    Dosya paylaşım. Acik P2P ağlarında dosya arama ve indirme uygulaması.

Yer Bulma

  • Google Maps Mobile
    Harita uygulaması. Bildiğimiz Google haritalarinin cep telefonunda yerel uygulama olarak calişanı.

Müzik Çalar

  • OggPlay
    Açık kaynaklı, şaşırtıcı derecede seri arayüzlü muzik çalar.

Siz de kullandığınız bildiğiniz ağlı bağlı hayatta lazım olduğunu düşündüğünüz cep uygulamalarını ve deneyimlerinizi bu yazıya yorum olarak yazın, öğrenelim, paylaşalım.
Not: Bu uygulamalar icin mobil internet servisi gerekiyor. Kullanmadan once operatorunuzun internet baglanti servisini nasil ucretlendirdigi konusunda mutlaka bilgi edinin, faturada supriz olmasin.

04.05.2007

16 Bit Üzerinden İfade Özgürlüğü Krizi

AACS kodu

Olay, bir hacker’ın yeni nesil HD-DVD’lerin kopyalanmasını kesinlikle engellediği varsayılan AACS (Advanced Access Content System) korumasını kırıp, tüm HD-DVD okuyan makinelerin sahip olduğu 16 bitlik hexadecimal anahtar sayıyı bir forumda paylaşıma açmasıyla patlak verdi.

Çok kısa bir süre içerisinde 70.000 siteye yayılan rakamı yayından kaldırabilmek adına MPAA (Motion Picture Association of America) ve AACS içlerinde Digg.com‘un da bulunduğu yüzlerce siteye DMCA (Digital Millenium Copyright Act) altında “cease & desist”, kapat, kaldır ya da sizi mahvederiz yazıları göndermeye başladı. (Bildiğiniz gibi bu yasanın hükümlerine göre fikri haklarla ilgili herhangi bir anlaşmazlık söz konusu olduğunda, hangi tarafın haklı olduğuna bakılmaksızın ilk önce söz konusu materyel yayından kaldırılıyor.)

Bu strateji daha ilk baştan başarısız olacağının sinyallerini verdi, AACS’in yazısı üzerine 10 -15 üyesinin sayfasını yayından kaldıran digg.com yönetimi, tepkilerin artması ve anahtarın silindikçe daha çok sayfada belirmesinin ardından, söz konusu sayfaları silmekten vazgeçti ve bir açıklama yayınlayarak MPAA’in avukat ordusuna karşı finansal olarak duramayacaklarını ama eğer kullanıcıların tutumu bu yöndeyse savaşarak batacaklarını duyurdu.

Bu arada kodu yayınlayan web sitesi sayısı 800.000′e ulaştı. Bugün BBC’ye demeç veren AACS başkanı Michael Ayers, gerekirse tüm bu siteleri karşı yasal işlem başlatacaklarını ve hukuk departmanlarının bunun üzerinde çalıştığını söyledi. Eğer gerçekleşirse, bu yasal harekat dünya tarihinin gelmiş geçmiş en büyük davası olmaya aday.

04.05.2007

Prototip (ilkörnek) Yazılım Geliştirme

spYazılım geliştirmek artık sadece kod yazmaktan ibaret değil. Gün geçtikçe tasarımcılar mühendislik, mühendisler de tasarım bilgi ve becerilerini artırıyorlar.

Ticari bir yazılım projesinde prototip kullanılması işleri kolaylaştıracaktır. Hem profesyonelce sunumlar yapabilmek hem de ürünün karşı tarafa daha iyi ifade edilebilmesi açısından çeşitli katkıları olacak, iletişimi artıracaktır.

Bu konuda Hal Helms tarafından yazılmış bir yazıyı sizlerle paylaşmak istedim, orijinali (ingilizce) burada.

Bu yazının geri kalanını okuyun »