April, 2007 Arşivi

30.04.2007

Yama

yama.jpg

Bu aksam arkadaşım Minas’ın evinin terasındaki harika mangal aktivitesi sırasında tanışma fırsatı bulduğum Sylvia Kouvalis hanım ile yaptığımız kısa tanışma konuşması sırasında bana ilgimi çeken Yama adlı projesinden biraz bahsetti. Yama projesi basitçe, Marmara Pera Oteli’nin tepesine yerleştirilen 6 metreye 9 metrelik ekranın bir kamusal sanat mekanı olarak kullanılması üzerine bir proje. Bu mekanın küratörlüğünü Sylvia Kouvalis yapıyor.

Hatırlarsanız bundan bir süre önce dügümküme’de arikan’ın konu ile ilgili, Kamusal Alanda Dijital Sanat Gösterimi başlıklı bir yazısına yer vermiştik. O yazıda Cambridge Massachusetts’deydik. Bu sefer Istanbul, Beyoğlundayız… Ben Yama’da gösterilen işleri merak ettiğim için ilk firsatta gidip bakmak istiyorum. Size küçük bir tüyo veriyim; havalar güzelleşinde Büyük Londra otelinin terası harika oluyor. Otelin terasında ucuza güzel Martini içip, Marmara Pera’nın Yama’sında gösterilen işleri seyredebilirsiniz. Eğer Martini sevmiyorsanız barmen ile konuşup anlaşabilirsiniz.

25.04.2007

Uzaktan Çalışan Takımlar İçin Yazılımlar

beraber-calisma.png

Düğümküme’de yazan çizen kişiler dünyanın farklı yerlerinde yaşıyorlar, zaman zaman beraber proje yapıyorlar, zaman zaman Düğümküme üzerinden herkesle açık olarak fikirlerini paylaşıyorlar. Birbirimizden uzak da olsak beraber yaptığımız işlerde bizi yakınlaştıran bir çok yazılım kullanıyoruz. Ağlı bağlı yaşamda bu yeni nesil araçlar iş yapma şartlarımızı geliştiriyor, bu araçları kısaca sizinle de paylaşmak istedik.

Temel İletişim

Eposta’dan sonra en çok sesli ve görüntülü konuşmaya ihtiyacımız oluyor, böylece daha derin iletişim kurabiliyoruz.

  • Skype
    Videolu / sesli toplantı + anında mesajlaşma. Uzakta da olsak verimli toplantılar yapmamızı sağlıyor.
  • Gtalk
    Videolu / sesli sync async iletişim. Görüşme arşivlerini arama tarama.

Bağlamda Kalma

Düzenli ve sürekli bilgi paylaşımı beraber çalışanlar kişileri aynı bağlamda tutar. Böylece bir toplantı yaptığınızda veya epostalarda uzun uzun aynı şeyleri tekrarlamadan direk konuya girersiniz ve çabuk çözüme ulaşırsınız.

  • Netnewswire, FeedReader, Firefox RSS
    RSS okuyucular. Düğümküme yazıları, bookmarklar, paylaşımlardan binlerce haber kaynağını günlük takip edebiliyoruz.
  • WordPress
    Blog yazma. Düğümküme ve diğer kişisel bloglarımız için açık kaynaklı yazılım.
  • MediaWiki
    Bir projede çalışan herkesin makale düzenleyebildiği orjinal wiki yazılımı. Kapsamlı bir işe başlarken başlarda araştırma sonuçlarını ve fikirleri biriktirmemizi sağlıyor, sonra arşiv oluyor.

Ortak Takvim

Beraber çalıştığınız kişiden bir şey rica ederken takvimin uygun olup olmadığını görebilirsiniz. Özellikle farklı şehirlerde yaşayanlar ve ana işleri yanında masa altı proje yapanlar için faydalı.

  • Google Calendar
    Zaman ve iş takibi. Proje ile ilgili etkinlikleri takip ediyoruz.

İş Akışı

Projeler karmaşıklaştıkça versiyonları ve yapılacaklar listesini tutmak daha da önemli hale geliyor.

  • Subversion, Git, Github
    Kod deposu ve proje versiyonlandırma. Hekes projenin farklı yerini mıncıklasa da düzenli yürümemizi ve proje geliştikçe versiyonlar arasında geçiş yapmamızı sağlıyor.
  • Tada List, Remember The Milk
    Yapılacaklar listesi. Projede çalışanlar ekleyip çıkarma yapabiliyor, bitenler işaretleniyor, neredeyiz ne kadar daha iş var herkes kolayca takip edebiliyor.
  • Yousendit
    Birbirimize büyük dosyalar gönderme. 20MB ve üstü dosyaları epostayla göndermek kolay olmuyor.
  • Basecamp
    Genel proje yönetimi. Küçük takımlar için faydalı. Henüz tümüyle kullanmıyoruz.

Hesap Kitap

Parasız pulsuz bir iş olmayacağı için temel nakit akışını takip etmek çok önemli. İşle alakalı herkes tabloları düzenleyebilmeli ve sık sık durum yenilenmeli.

  • Google Spreadsheet
    Proje bütçesi, gelir gider tablosu, nakit akışı, yıllık tahminler. Projede çalışanlar hesap tablosunun gözlerini düzenliyor ve not bırakabiliyor. Ayrıca yeni çıkan görselleştirme araçlarıyla diyagram olarak görebiliyoruz gidişatı.

Adres Defteri / İlişki Takibi

İletişimde olduğunuz müşterilerin sayısı bir süre sonra çok artabilir. Kartlar kontrolden çıkar. Kiminle ne konuşuldu gibi notlar tutmak uzaktan beraber çalışanlar için durumu takip etmeyi kolaylaştırır.

  • Highrise
    Müşteri ilişkileri yönetimi. Klasik adres defteriniden buna geçmeyi henüz yeni yeni düşünüyoruz.

Siz de benzer yazılımlar kullanıyorsanız deneyimlerinizi bu yazıya yorum olarak yazın. Ayrıca burada olmayan ve beraber çalışırken işinize yarayan yazılımları da gönderin deneyelim, öğrenelim.

23.04.2007

Kara Bulut

wwf_blackcloud.jpg

WWF (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) Çin’de giderek artan araba kullanımının doğaya verdiği zararı anlatmak için karbonmonoksit yayımını gösteren bu balonu yaptı. Arabanın egsozundan çıkan duman balonu şişiriyor ve doğaya bırakılan karbondioksit miktarını gösteriyor.

Gösterdi de ne oldu? Kamusal dikkati topladı ve Çin’de karbonmonoksit(CO) yayma problemini biraz daha tartışılır hale getirdi.

21.04.2007

Google Web Tarihini Kullanırken Bir Kez Daha Düşünün

google-history-search.jpg

Bir günde muhtemelen yüzlerce websitesi gezip yüzlerce arama yapıyoruz. Bizimle beraber milyonlarca kişi aynı işi yapıyor. Bir günde dolaştığımız sayfaların miktarı, Google Blog‘unda söylendiği gibi, hakkaten masanın üzerinde duran kitabın sayfalarından daha fazla olabiliyor. Bir ay sonra bir bakmışız bir raf dolusu kitap kadar web sitesi gezmişiz. Bir ay boyunca okuduğunuz bu raf dolusu bilgi içinde arama yaptığınızı düşünün.

Yeni çıkan Google Web Tarihi gün içinde ziyaret ettiğiniz web sitelerinin ve yaptığınız Google aramalarının kayıtlarını tutuyor. Dahası bu birikim içinde arama yapmanızı sağlıyor. Geçmişte ziyaret ettiğiniz bir sayfayı hatırlayamıyorsanız bu şekilde arayıp bulabiliyorsunuz.

Hmmm. Bir kez daha düşünüyorum… Gerçekten de iyi bir servis sanki… Ama bir dakika biraz midem bulanıyor, aklıma bir şeyler takılıyor:

  • Tarih ile biyografi aynı şey mi?
  • Bir insanın tek başına yaşadıklarına tarih mi denir?
  • Biyografi = kimlik midir?
  • Gezdiğim web sitelerini herkesin veya Google gibi bir şirketin görmesini ister miyim?
  • Bir insanın kişisel hayatından bilgiler biriktirmek insan haklarına uyar mı? Böyle bir insan hakkı var mı?
  • Google tarafından kayıt edilen kişisel aramalarım ve taramalarım Google’ın ne işine yarar?
  • Web sitesi gezmek, yani Internet bağları arasında atlamak, iş yapmak mıdır? Öyleyse bu emek fabrikada tütün sarmak gibi tarif edilebilir mi? Kaç para eder?
  • Manevi emek ile maddi emek arasında gözle görülebilir bir fark var mı?
  • Bir dakika… Türkiye’de Internet haftası kutlanıyor, Internet yaşamdır deniyor… Google yaşamımı mı kaydediyor?
  • Yaşamımın kayıtları kime ait? Bana mı kaydedene mi?

Yaşamımın kayıtları kime ait? Bana mı kaydedene mi?

Google mucizeler yaratan bir oyuncak değil, tıpkı Doğan Holding veya Sabancı Holding gibi bir şirket. Ancak farklı olarak çağdaş bir fabrika işletiyor. Kendi içinde çalıştırdığı sistem tasarımcıları ve programcıları dışında bir de dünyanın her yerine dağılmış bedava çalıştırdığı insanların emeğini paraya çeviriyor. Tabii ki bu yeni iş+teknoloji+yaratıcılık stratejisi sadece Google şirketinin değil bugün web2.0 kategorisinde bahsettiğimiz her şirketin uyguladığı bir strateji.

Siz bu sorular hakkında ne düşünüyorsunuz, düşüncelerinizi bu yazıya yorum olarak belirtebilirsiniz.
google-history-expand.jpg

Google web tarihinizi web tarayıcınıza bir özellik ekleyerek genişletmenizi istiyor. Yani sadece arama sonuçları değil bütün web gezintiniz takip edilmek ve biriktirilmek isteniyor.

google-history-trends.jpg

Internet üzerinde geçirdiğiniz vakitte en çok hangi konularda arama tarama yapmışşınız bunları trend olarak görebiliyorsunuz. Internet yaşamsa, yaşamınızın trendleri Google şirketi tarafından tutuluyor. Belki sonra da belirleniyor…

google-history-trends2.gif

Benim Google üzerinde yaptığım aramaların sıklıkları. Burdan şu iki bilgiyi çıkarmak çok kolay: (1) İlkbaharda kışa göre daha çok arama yapmışım. (2) Sabahın erken saatlerinde daha çok arama yapıyorum. O zaman buna göre reklam gösterelim… sabah kahve reklamı ilkbaharda yazlık tatil mekanları…

19.04.2007

LOT-EK'in Yeni Taşıma Kapları

New York’lu mimarlık stüdyosu LOT-EK‘in Lafayette caddesine yapılmak üzere önerdiği bu yapı alışılagelen gökdelen kutu biçimine hem referans koruyup hem de ne kadar uzaklaşabileceğimize güzel bir örnek.

lotek-0.jpg

lotek-1.jpg

LOT-EK’in Lafayette 87 için önerisi.

LOT-EK tasarım sürecini yapay doğada bir araştırma olarak tanımlıyor. İnsan yapımı endüstriyel ürünleri hammade olarak kent gerçekliğinde kullanıyor. En bilinen örneği küresel taşıma ağının en küçük birimi olan konteynırlar (taşıma kapları) yani binaları konteynırlardan yapıyorlar.

lot-ek-who.jpg

lotek-studyo.jpg
LOT-EK Stüdyosu

18.04.2007

Bilgiye Erişim Hakkı

Bir web sitesinin kapanması benim “kişilik haklarıma” saldırıdır. Dün kapanan eksisozluk.com ve antoloji.com bu sitelerde yeralan bilgilere erişim hakkımızı engelliyor. Bu çağda bilgiye erişim en temel insan hakkı olmalı.

Bir başka açıdan baktığımızda bu yasakları koyanların ve koyulması için dava açanların Internet ve sayısal kültür hakkında bilgisizliğiyle karşılaşıyoruz. Sayısal bilgi kağıt üstündeki bilgi gibi yakılıp yıkılamaz, toplatılamaz. Sayısal bilgi yaratıldığı andan itibaren kopyalanıp çoğaltılır. Internet üzerinde bir bilgisayarda değil yüzlerce sunucuda yaşar. Bir yasaklama etkinliğinde ülke sınırları içinde bile bulunmayan yüzlerce ayrı yere dağılmış sunucu makineyi toplatmak imkansızdır. Bu durumda devlet ancak erişim hatlarını keserek yasak koymuş oluyor.

Nasıl oluyor bu engelleme? Devlet Türk Telekom kanalıyla ADSL ağında belli IP adreslerine erişimi bloklayabiliyor. Geçenlerde youtube.com’a koyulan erişim engeli de benzer bir şekilde gerçekleşmişti. Ucuz ADSL servisi gömülü bir kontrol mekanizması olarak yüzümüze vuruyor…

Amber listesinde Mert Maviş daha da korkunç bir senaryo ihtimalini hatırlattı:

“tr.wikipedia.org’u bu şekilde kapatmak imkansız olacağından wikipedia.org’un hepsi kapatılacak tahminen 220 dilde yayın yapan bütün wikipedia sitesi bir anda ulaşıma kapanacak Türkiye içinden.”

Napmalı peki?

Bilgiye erişim en temel insan hakkı olarak kabul edilip korunmalı.

Bu konuda kendi blogunuzda, eposta listelerinde yazın çizin, en önemlisi birbirimize bağ verelim. Sitenizde bağ vermeye Internet yasaklarına karşı aktif çalışma yapan Bilişim STK Platformu‘ndan başlayın. Ayrıca benim gördüğüm kadarıyla Arda Kutsal, Fazlamesai, Metin Yılmaz, ve bir de Türker Keskinpala bu konuda yazıyor.

Ayrıca Ali Miharbi’nin yazdığı İfade Özgürlüğü Yazılımları‘nı okuyun, hükümetlerin engellediği sitelerin veya koydukları filtrelerin etrafından dolaşabilecek sistemler kullanabilirsiniz.

Bir de Fazlamesai’de sansürün nasıl yapıldığını açıklayıcı bir yorum yapılmış:

“Ekşi Sözlük’e erişim, basit DNS yönlendirmesi ile önlenmiş. DNS kurabilen (apt-get install bind) ya da yurtdışındaki kullanıma açık DNS sunucularından birinin ip adresini makinesine giren herkes bu sınırlamadan kurtuluyor.”

18.04.2007

"Internet Bayramınız" Kutlu Olsun

9 Nisan’da başlayan Internet Haftası‘nın sloganı “Internet Yaşamdır”. 1998 yılında ilki yapılan bu özel haftanın tanımı şöyle belirtilmiş.

İnternet Üst Kurulu İnternetin Türkiye’ye gelişinin 5. yıl dönümü olan 12 Nisan 1998′ide kapsayacak şekilde İnterneti geniş kitlelere tanıtacak, yayacak, toplumun gündemine İnterneti yerleştirecek, ve Türkiye İnternetine ivme verecek etkinliklerin yapılması amacıyla 12-27 Nisanı İnternet Haftası olarak ilan etmiştir.

Türkiye’de neden Internet Üst Kurulu var? Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) merkezden-kitleye yayın araçlarında disiplin sağlamak amaçlı kuruldu ama Internet gibi kitleden-kitleye bir yapı için böyle bir disipline ne gerek var? Internet bizi hiyerarşinin olmadığı bir topluma hazırlarken, “üst kurul” neyin üstünde olabilir ki? Yukardaki belirtildiği gibi Internet’i yaymak geliştirmek gibi amaçlar varsa, Interneti Geliştirme Grubu gibi isimler kullanılmalı.

Internet yaşamsa biz “Yaşam Üst Kurulu” istemiyoruz.

Internet Haftası sitesinde Internet hayatınızı nasıl değiştiriyor? sorusuna yazılan yorumlara baktığımızda ironik bir şekilde “üst kurullar” ile büyüyen bir neslin Internet hakkındaki görüşlerinden örnekler görüyoruz:

“internet insanlıgın icat ettigi en önemli teknik lakin yaralanmasını bilmek güzel amaçlarda kullanmak gerek internet hırbızlıga yolsuzluga alet edilmemeli…” – OÖ

“internet şu anda bilgisayarın başında oturup çetleşmeye yarıyor.Çocukların oyun oynadığı bir makina.” – AS

“İnternet`in yararları olduğu gibi zararları da vardır.İnternet`te çok oyun oynamamalıyız.İnternet`te kötü şeyler olabilir bunlardan uzak durmalıyız.” – UÖ

“internet vazgeçilmezim değil ancak bilgilere ulaşmamda kolaylıksağlıyor ve hayatı her yönden kolaylaştırabiliyor anca olumsuz yönleri çok fazla..” – SA

“… hele internet sitelerinin oyun bölümleri neredeyse bir facia bütün gün insanlar orada oyun oynuyor ve bana göre kumarhanelerle eş değerde oyun yüzünden insanlar özel yaşamlarını feda eder hale geldiler bunun bir an önce önlem altına alınması lazım” – GK

16.04.2007

Socialight ve Konum Üzerinden Sosyalleşme

ITP’den Dan Melinger ve Michael Sharon’ın sosyal ağlara konum belirleme servislerini de ekleyerek hayata geçirdikleri Socialight, kullanıcı dostu arayüzü ve hayli üretken katılımcı topluluğuyla dikkat çekiyor. Socialight ile yerküre üzerindeki tüm konumları etiketleyip yazı ve fotograflarınızı paylaşabiliyorsunuz. Konum üzerinden sosyalleşme kavramı oldukça dikkat çekici. Socialight şu aşamada web tabanlı bir uygulama. İkili yakın bir süre içinde mobil yazılımlarını da üreteceklerini söylüyor.

itu tbt‘deki projem republic‘e pek çok açıdan benzettiğim socialight’ta eksik gördüğüm şeyse hala yön bulma meselesinden kurtulamamış olması. Mobil yazılımlarını merakla bekliyorum.

16.04.2007

Düğümküme'de Yenilikler

Düğümküme’de son zamanlarda basit ama hassas değişikler yaptık.

  1. Güne “beslemeyle” başlayın diye sağ bardaki RSS’e dikkat çektik. Bilenler bilmeyenlere anlatsın, hala RSS nedir, ne işime yarar diyenler tıklasın aklı açılsın.
  2. RSS okuyucunuza gelen Düğümküme yazıları artık özet değil tam sayfa, resimli, renkli kuşe kağıda baskılı!
  3. Bir Düğümküğme yazısını olur da daha sonra tekrar görmek isterseniz, adresini hatırlamak için RSS okuyucunuza gelen yazının sonunda Bag-kur’a tıklayın ve yazıyı Bağcık sosyal imleme servisinde saklayın.
  4. Bir yazıyı ilginç bulup da arkadaşlarınıza göndermek için eposta programınızı açmak istemezseniz, her yazının altında “Bu yazıyı paylaşın”a tıklayıp arkadaşınıza eposta olarak gönderebilirsiniz.
  5. Ben RSS marases anlamıyorum, uğraşamam, bana eposta lazım diyenler için hemen sağ bara “E-posta ile Abonelik” koyduk. Eposta adresinizi girin, yeni yazı yayınlandığında Düğümküme’den mesaj alacaksınız.
  6. Düğümküme ne demek? Kim bunlar? Ne yapmaya çalışıyorlar? diyenler bir kez daha sağ üst köşedeki “info/iletişim“e tıklasın.
  7. Her Düğümküme yazısı konuya göre etiketleniyor. Sağda gördüğünüz etiket bulutunda en az 4 kez kullanılan etiketler gözüküyor. Etiketlerin kullanım sıklıklarına göre boyutları değişiyor. Yani bu etkietlere tıkladığınızda boşa gitmiyor, özenle hazırlanmış yazılara ulaşıyorsunuz. Zamanla bakıyoruz Düğümküme’de en çok internet, sanat, , programlama, web2.0, açık kaynak, estetik, ekonomi, protokol, kontrol gibi konularda yazılar yazılmış. Bayaa karışık, sanki herşey var. Hem genel hem özel. Bunlar da zaten tam ağlı yaşamın ve tekno-kültürel üretimin bizde yarattığı etki, yani hiper-dikkat sonucunda çıkıyor.
  8. Eğer siz de Düğümküme’ye katıkıda bulunmak isterseniz. En azından yorum yazmak isterseniz, kayıt olun sağ bardan, tıklayın “Register” (Kayıt ol) bağına, girin bir eposta adresi ve şifre, o kadar.
  9. Düğümküme’de düzenli veya düzensiz yazıp / çizmek aklınızdan geçiyorsa bir email atın konuşalım.

16.04.2007

Google Haritaya 2,5 Boyutlu Binalar Ekledi

Google Maps‘de bir süredir harita üzerinde bilinen binaların kapladığı alanı leke olarak görebiliyorduk. Google Geo ekibi geçenlerde bu özelliği biraz daha geliştirmiş. Google Maps artık belli bir yakınlaşmadan sonra binaların 2,5 boyutlu hallerini gösteriyor.

2,5maps-0.gif

3-4 kademesinde zoom’da görüntü.

2,5maps-1.gif

1-2 kademesinde zoom’da yeni görüntü.

Muhtemelen pek yakında Google SketchUp ile insanların çizdiği binaları ve hatta daha üst seviye bilgileri (burası bakkal, bu benim apartmanım, köşede Susam Kafe’nin girişi) harita üzerinde görebiliriz. Sonunda “dünyanın en iyi haritası”na baktığımızı düşünüyor olacağız. Çünkü insanların katkılarıyla geliştirilen ve üzerine değer katılan haritaların sahibi Google, insanların manevi emeğini sömürerek ürünlerinin değerini ve dolayısıyla karlılığını arttırmaya devam edecek.

Sömürü tartışması bir yana, Google Geo takımının bu hamlesinden tasarım anlamında bir ders çıkarabiliriz. Birden 3 boyutlu bir sunuma atlamak yerine 2,5 boyuta yavaş yavaş deneyerek –ve kullanıcılardan geri veri alarak– geçme stratejisi hem üretim kolaylığı sağlıyor hem de teknolojinin çakılma riskini azaltıyor. Özellikle karmaşık sistemlerle uğraşan tasarımcıların takip edebileceği bir strateji bu. Hatta o kadar çok kullanılıyor ki yeni çıkan web servislerinin logolarında beta alfa gibi versiyon ekleri görüyoruz son bir kaç yıldır. “O kadar alfa ki kullanmak bile istemezsiniz” bizim MIT’de deneysel projeler için kullandığımız bir mottoydu.