February, 2007 Arşivi

14.02.2007

Sevgililer Günlüğü

Sevgililer günü anısına geçen yıllardan akıllarımızda kalan iki hisli görselleştirme projesini yazıyoruz.

dumpster

Dumpster Golan Levin’in Kamal Nigam ve Jonathan Feinberg’le beraber yaptığı Amerikan gençlerinin romantik hayatını anlatan etkileşimli bir görselleştirme. Levin 2005 yılı boyunca ayrılıklarını bloglara yazan kişileri Internet üzerinde programatik olarak araştırıyor ve ilişkileri çeşitli açılardan inceleyebileceğimiz görsel bir analiz programı yaratıyor. MEdya teorisyeni Lev Manovich de Sosyal Veri Tarama yazısıyla Dumpster’a teorik bir altyapı kazandırıyor.

we feel fine

We Feel Fine projesi ile Jonathan Harris ve Sep Kamvar insan duygularını küresel boyutta araştırıyor. We Feel Fine Internet üzerinde bloglardan içinde “hissediyorum” kelimesinin geçtiği yazıları topluyor. Toplanan verilerde semantik analiz yapılıyor ve hisleri ifade eden kelimeler çıkartılıyor. 2005 yazından beri sürekli toplanan veriler bir veritabanında tutuluyor. Günde ortalama 20 bin yeni his sisteme otomatik olarak kaydediliyor. Sonuçta bir çok genelleme yapılıyor. Avrupalılar Amerikalılardan daha sık mı üzgünler? Kadınlar erkeklere göre daha mı fazla şişman hissediyor? İnsanlar Bağdat şehri hakkında ne hissediyor? En mutlu şehir hangisi? İnsanlar sevgililer günü için ne hissediyor? gibi bir çok genelleme görsel olarak ifade ediliyor.

14.02.2007

Sadece Web Tarayıcısı Çalıştıran Bilgisayarlar Devri

Bugün Mac’den Windows’a veya Windows’dan Linux’a geçmek üç beş yıl öncesine göre çok daha kolay. Eskiden bu işletim sistemleri arasında dosya uyumsuzlukları olurdu. Şimdilerde bir çok program her üç platformda da çalışıyor, yani geçmek için sadece kişisel dosyalarınızı transfer etmeniz yeterli. Hatta bazen bir şey taşımadan sadece geçmeniz bile yeterli olabiliyor. Çünkü giderek kişisel dosyalarımızı Internet üzerinde çalışan servislerde (Gmail, Yahoo servisleri, WordPress, Bloglines, online ofis servisleri, Flickr, Youtube vs.) tutuyoruz.

Automattic‘in (WordPress) CEO’su Toni Schneider geçenlerde yazdığı “The Firefox Computer” yazısında kullandığı iki farklı makina (evde PC yolda Mac) arasında tek önemsediği şeyin web tarayıcısı Firefox çalışıp çalışmadığı olduğunu söylüyor. Bu durumda tek ihtiyacı olan şeyin bir Firefox Bilgisayarı olduğunu ekliyor. “Zaten her işi tarayıcıdan yapıyorsak başka programa ne gerek var, sadece web tarayıcısı çalıştıran bir bilgisayar yeterli olur” bakışı Internet’i platform olarak kabul eden yazılım-servis (web2.0) akımının önemli bir göstergesi.

Nicholas Negroponte’nin başlattığı $100 Laptop bu akımın içine doğmuş bir projedir. Çoğu yazılım servis olarak Internet’te ise çok temel programları çalıştırabilen Internet bağlantılı ucuz bir bilgisayar bir çok kişinin ihtiyacını görebilir. Bu ve benzeri web tarayıcılı ucuz bilgisayarlar dünyaya milyonlarca yeni Internet kullanıcı yaratcaktır ve tabi küresel boyutta tüketim hızlanacaktır.

11.02.2007

Şimdi Hepimiz Fotoğrafçıyız

hepimiz-fotografciyiz.jpg

Herşey değişiyor… fotoğraf çekmek, işlemek, paylaşmak, saklamak ve hatta poz vermek. Şimdi Hepimiz Fotoğrafçıyız Lozan Fotoğraf Müzesinde gerçekleşen bir yuvarlak masa toplantısı. Telefonların kamera, yazıcıların fotoğraf stüdyoları, galeri duvarlarındaki fotoğraf baskılarının yüksek çözünürlüklü ekranlar olduğu bir dönemdeyiz. Dahası bir fotoğrafın milyonlarca insana ulaşması bilgisayarda bir kaç tıkla oluyor. Şimdi Hepimiz Fotoğrafçıyız toplantısında böyle nereye gittiğimiz tartışıldı.

Cep telefonu görselliği, dijital kameralar, Flickr gibi fotoğraf paylaşım siteleri, bloglar, vatandaş gazeteciliği gibi amatör fotoğraf etkinliğini oluşturan öğeler tekno-kültürel yaşamın manifestoları haline geliyor. Bizce bu durumun üç etkisi var:

  1. Estetik: Bir yanda amatör ile profesyonel çizgisi kaybolurken diğer yanda kaliteli/iyi kalitesiz/kötü ayrımı bulanıklaşıyor.
  2. Yararlılık: Fotoğraf miktarı tarihte hiç olmadığı hızda arttığından fotoğrafın geçerli mesaj verme etkisi giderek azalıyor.
  3. Ekonomik: Internet ve yeni üretim araçlarının erişebilir kılınması ile tüketici üreticiymiş gibi hissetmeye başlıyor.

08.02.2007

Yahoo! Pipes: Tüketiciler İçin Programlama

Yahoo!’nun açtığı yeni Pipes web servisi isteyen herkesin web kaynaklarını tekrar programlamasını sağlıyor. Pipes Internet üzerinde genelde RSS besleme ile gelen veri akışlarını biriktirmeyi ve birbirleriyle karıştırmayı görsel bir programlama ortamı ile sağlıyor. Bu isim UNIX pipeline‘dan geliyor. UNIX pipe ile bir işlemin çıktısı diğer bir işlemin girdisi olarak dizilebilir. Yahoo! Pipes ise web servislerinin çıktılarını filtrelere ve diğer işlemlere bağlayarak yeni veri türleri yaratmayı sağlıyor.

yahoo-pipes.gif

Pipe programlama basitçe kutuları birbirine bağlayarak yapılıyor. Bu örnekte iki RSS kaynağı birbirine bağlanıp filtreleniyor ve haberler yayınlanma tarihlerine göre diziliyor.

Yahoo! Pipes şu anda yüksek trafikten çakılmış durumda, ancak günün erken saatlerinde denediğimiz kadarıyla şu özellikler ilginçdi:

  • Her pipe bir permalinke sahip. Yani Internet üzerinde tek adresden ulaşaılabiliyor.
  • Her pipe web arayüzünden koşulabiliyor ve klonlanabiliyor.
  • Bir pipe’in nasıl yapıldığı yani kaynağı görülebiliyor.
  • Bir pipe’i beslemek için herhangi bir Internet adresi kullanılabiliyor. Bu REST adres mimarisinin önemini attıran bir özellik.
  • Bir pipe’ın çıktısı başka bir pipe’a girdi olarak bağlanabiliyor.

Yahoo! Pipes herhangi bir web 2.0 uygulamasında olduğu gibi kullanıcılar hakkında meta-veri biriktiriyor. Mesela her pipe’ın kaç defa koşulduğunu ve kaç defa klonlandığını görebiliyoruz. Çok tutan pipe’lar bu sayılara göre sıralanıyor. Yahoo! Pipes muhtemelen programlama etkinliğini de takip ediyor. Mesela kullanılan filtrelerin, operatorlerin, kaynakların ve bunların kombinasyonlarının kaç defa kullanıldığı verisi zamanla trendler belirleyecektir.

Yahoo! Pipes kesinlikle bilgiye erişim uzamında bir çok yeniliklere yol açacak. Ancak aynı zamanda Yahoo! Pipes kullanıcıları bedavaya çalışarak (içerik programlayarak) Yahoo için değer yaratmış olacaklar. Web 2.0 terimini icat eden Tim O’Reilly “Pipes web programlamaya kademeli girişi mümkün kılıyor” diyor. Bu kesinlikle doğru, Pipe web tarayıcıdan veya RSS okuyucudan daha güçlü olarak tüketicilerin istedikleri gibi programlama yaparak içeriğe erişmelerini sağlıyor. Yani Pipe ile programlama bir tüketim etkinliği oluyor. Daha fazla tüketici Pipe kullandıkça programlama manevi emeğin bir parçası olacaktır.

EK: Dabble Db, Drapper, Plagger, ve daha önce düğümküme’de bahsettiğimiz Ning Yahoo! Pipes’a benzer mevcut web servisleri.

08.02.2007

Küresel Isınma Nasıl Bu Boyutlara Geldi

Kışın ortasında yaşadığımız anormal hava sıcaklıklarına sebep olan küresel ısınma nasıl bu boyutlara geldi? Geçtiğimiz günlerde NASA Küresel Sıcaklık Araştırması 1880lerden bugüne dünyadaki sıcaklık değişimlerini gösterdi. Bu araştırmaya göre son 12 bin yılın en sıcak dönemlerini yaşıyoruz. 1900ların başında hızlanmaya başlayan endüstrileşmenin sadece kültür ve ekonomiyi değil iklimi de etkilemiş olduğu aşikar. Bu konuda daha fazla bilgilenmek istiyorsanız Al Gore’un Uygunsuz Gerçek belgeselini izleyin. Daha önce düğümküme’de Rahatsız Edici Gerçek diye bahsettiğimiz bu film dünyada olduğu gibi Türkiye’de de küresel ısınmaya karşı kamuoyu bilincinin arttırılmasını amaçlıyor.

Yaklaşık 100 yıl için 5 yıllık çözünürlükle yapılan bu sıcaklık değişimi animasyonunda mavi alanlar soğukluğu kırmızı alanlar sıcaklığı gösteriyor.

kureselisinma-1895.jpgkureselisinma-1907.jpg
1895, 1907

kureselisinma-1920.jpgkureselisinma-1930.jpg
1920, 1930

kureselisinma-1950.jpgkureselisinma-1970.jpg
1950, 1970

kureselisinma-1990.jpgkureselisinma-2000.jpg
1990, 2000

kureselisinma-2006.jpg
2006

08.02.2007

Gelişmekte Olan Ülkelerde Kablosuz Internet ve Yerel Ağ Kurulumu

networking_book.gif

Daha önce düğümküme’de yazdığımız Gelişmekte Olan Ülkelerde Kablosuz Internet ve Yerel Ağ Kurulumu Kitabı artık arama tarama yapılabilir halde Internet’te wiki olarak da yayınlanıyor. Dünyanın çeşitli kırsal bölgelerinde ağ kurmuş ve işletmiş profesyoneller tarafından hazırlanmış kitapta şu ana konular bulunuyor:

  1. Pratik Radyo Fiziği
  2. Ağ Tasarımı
  3. Antenler ve İletim Hatları
  4. Ağ Donanımları
  5. Güvenlik
  6. Açık Alanda Bağlantı Noktası Kurma

Kitap resimlerle ve diyagramlarla desteklenmiş ve pek çok örnek verilmiş. Kitabın girişi de ağ kurmaya nereden başlanır ve neler gerekiyor gibi gerçek hayattan pratik önerilerle bizi cesaretlendiriyor.

kablosuz-ag-kurulum.jpg

Kitabın açık alanda kurulum bölümünden “tırmanılabilir anten direkleri” dikme.

Bu kitapla ister şehirde ister köyde kırda isteyen herkes düşük maliyetlerle kablosuz yerel ağ kurabilir ve paylaşabilir. Kitapta anlatıldığı gibi kablosuz ağlar kurduğunuzda kilometrelerce fiberoptik kablo döşemeden sadece radyo dalgaları kullanarak –cep telefonu ağlarında olduğu gibi– hemen heryerde Internet’e veya yerel bir bilgisayar ağına bağlanabilirsiniz.

Kitabın en önemli özelliği “bibirine girmiş ağ” (“mesh network”) tasarımını anlatıyor olması. Yani ağın iki uzak ucundaki noktalar birbirlerine doğrudan bağlı değil ama aradaki noktalardan geçerek iletişim kurabiliyor. Mesh ağların iki faydası var:

  1. Ağ çok dayanıklı oluyor, yani iletişim sırasında iki uç arasında üzerinden geçtiğimiz (hopladığımız) noktalardan biri koparsa/kaybolursa hemen yakındaki bir noktadan hoplamaya devam edebiliyor veri paketleri.
  2. Mesh ağlar rahat genişleyebiliyor, yeni bir nokta ağa herhangi bir noktasından kolayca dahil olabiliyor.

Bugünlere kadar Türkiye’de ağ kurma ve işletme telekom şirketlerinin tekelinde bulunuyordu. Ancak bu kitapla isteyen herkes açık alanlarda kendi yerel ağını oluşturabilir ve işletebilir. Böyle serbest girişimli yerel ağlar yaygınlaşırsa “bilgi çağında” daha demokratik ilerleyebiliriz.

07.02.2007

Bedava Kablosuz Internet Kullanmak ve Yaymak

wifi-liberator

Wifi-Liberator dizüstü bilgisayarlar için kablosuz Internet kullanımını serbest bırakan bir araç takımı. Sanatçı Jonah Brucker-Cohen tarafından geliştirilen Wifi-Liberator USB ile bilgisayarınıza bağlanıyor, bir yazılım ile para ödeyerek kullandığınız kablosuz bağlantıyı başkalarıyla paylaşmanızı sağlıyor, ve siz de bir bağlantı noktası oluyorsunuz. Bu proje mevcut ticari/kapalı bağlantı noktalarına meydan okuyarak dünyada açık bağlantı noktakalarının çoğalmasını teşvik ediyor.

Kablosuz Internet servisi vermek çok düşük maliyetli olduğu halde pek çok cafe, havaalanı, istasyon gibi kamusal alanda para ödemek zorunda kalıyoruz. Wifi-Liberator bu düşük maliyetli Internet bağlantısından para yapmak isteyen bencil kurumlar ile Internet’i oksijen gibi “kamusal bir ihtiyaç” olarak gören bizler arasındaki gerilime işaret ediyor. Brucker-Cohen “parazit ağ nesneleri” teması içinde geliştirdiği bu projeyle genelde paralı kablosuz Internet bulunan havaalanlarını, tren istasyonlarını, kahveci zincirlerini, ve tüm kamusal bekleme noktalarını hedef alıyor.

Wifi-Liberator’un önemli bir özelliği ancak Internet’ini paylaşırsan Internet kullanmana izin veriyor olması. Brucker-Cohen sistemin içine yerleştirdiği bu protokol ile açık kaynaklı yazılım alışkanlıklarında veya Creative Commons lisanslarında olan etiği kullanmayı dikte ediyor.

04.02.2007

Dünya Genelinde Tasarımcı Gelirleri

Tasarımcı olarak kazancınız dünya geneline göre ne durumda? Yaratıcı insan kaynakları sitesi Coroflot yaptığı anketlerle dünya genelinde tasarımcıların ne kadar kazandığını araştırmış. Tasarım yönetimi, grafik tasarım, ürün tasarımı, etkileşim/web tasarımı, iç mimari, mimarlık, ve moda tasarımı alanlarında kıdemli veya kıdemsiz çalışanların hem ortalama gelirleri hem de detaylı gelirleri çıkartılmış. Dünya genelinde 2006 yılı gelir ortalamları şöyle:

Dünya Geneli 2006 Yılda Ayda
Tasarım Yönetimi $75,500 $6,250
Grafik Tasarım $46,300 $3,800
Ürün Tasarımı $53,400 $4,500
Etkileşim/Web Tasarımı $59,600 $4,900
İç Mimarlık $45,200 $3,700
Mimarlık $49,350 $4,100
Moda Tasarımı $59,000 $4,900

Coroflot Tasarım Gelirleri 5 yıllık Tablosu

Coroflot anketlerine göre dünyada Tasarım Gelirleri 2001-2006.

Etkileşim/Web Tasarımı alanındaki ortalama gelir son beş yılda diğer alanların üzerine çıkmış. Son beş yılda Internet’in giderek daha çok benimsenmesi ve diğer alanlara göre oldukça yeni olması bu yükselişe bir işaret olabilir. Tasarım Yönetimi ise genel bir alan olduğundan ve çok tecrübe gerektirdiğinden farklı bir yerde. Yani burada geçen diğer dallarda çalışan bir tasarımcı zamanla Tasarım Yönetcisi olabilir.

64 ülkeden yaklaşık 3000 tasarımcının katıldığı bu araştırmaya Türkiye’den 8 tasarımcı katılmış. Türkiye Tasarımcı gelirleri tablosu bu haliyle çok geçerli bir bilgi vermese de bizi düşündürüyor.

Türkiye 2006 Yılda Ayda Cevap
Tasarım Yönetimi $60,000 $5,000 1
Grafik Tasarım $35,000 $2,900 1
Ürün Tasarımı $18,800 $1,500 5
Etkileşim/Web Tasarımı
İç Mimarlık
Mimarlık $50,000 $4,100 1
Moda Tasarımı

Coroflot Ülkelere Göre Tasarım Gelirleri

Coroflot anketlerine göre tasarımcıların rock yıldızı olduğu ülkeler. Hindistan, Hong Kong, ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki tasarımcılar diğer ülkelere göre oldukça fazla kazanıyor.

03.02.2007

İçinde İnsan Olan Programlar: CAPTCHA

CAPTCHA SampleYahoo, Gmail, Hotmail gibi web sitelerine kayıt olurken genelde sizden zor okunan bir harf dizisini forma girmeniz istenir. Bu da ne deyip geçeriz veya okumaya çalışıp dikkatlice doldururuz. Bu şey Luis von Ahn‘ın CMU Üniversitesi’ndeki bitirme tezi. Buna CAPTCHA deniyor. CAPTCHA web sitelerine kayıt olurken sizin insan olduğunuzu garantiliyor, böylece bu formları otomatik olarak doldurmak için yazılmış bir bilgisayar programının siteye milyonlarca defa kayıt olmasını önlüyor. CAPTCHA’nın çalışmasının sebebi insanların görsel olarak bozuk harfleri problemsizce okuyabilmesine rağmen bilgisayarların bunu aynı başarıda okuyamaması.

Özetle CAPTCHA bir kullanıcın insan mı bilgisayar mı olduğunu anlayan bir program. Diğer bir değişle CAPTCHA insanın geçebileceği ama şu anki bilgisayar programlarının geçemiyeceği test yaratan bir bilgisayar programı. Bu aynı zamanda bir paradox, bir program kendi yarattığı testi nasıl geçemez? CAPTCHA şöyle çalışıyor:

  1. Bir program rastgele bir harf dizisi seçiyor. Yukardaki gibi örnek: nsf
  2. Yaratılan harf dizisini bozuk bir resim haline getiriyor.
  3. İnsanların bu bozuk harf dizisini okuyup yazmasını sağlayacak bir arayüz yaratıyor.
  4. İnsanların girdiği diziyi ilk yaratılan diziyle karşılaştırarak doğruluğunu onaylıyor.

CAPTCHA şu anda web email servislerinden veri toplama sistemlerine pek çok alanda spam kayıtları önlemek için kullanılıyor. Mesela bir spamciysen ve Yahoo emailden milyonlarca email atmak istiyorsan Yahoo buna izin vermiyor, bir hesaptan günde en fazla 100 email atılabiliyor. Bunun için spamciler yazdıkları programlarla Yahoo’ya otomatik olarak kayıt olup her gün milyonlarca email hesabı yaratıyorlardı. Yani Yahoo’dan günde milyonlarca email atmak istiyorsan milyonlarca Yahoo hesabın olmalı. Yahoo CAPTCHA kullanmaya başladığından beri insanları spamcilerin yazdığı bilgisayar programlarından ayırt edebiliyor. Ancak spamciler bunu çözmek için binbir türlü yollar deniyorlar.

Spamci şirketler CAPTCHA çözmesi için insan işçi çalıştırıyorlar. Ortalama bir insan saati $2.50′den çalışarak günde 720 adet CAPTCHA çözüyor. Ve bu insanlar genelde Hindistan, Çin gibi iş gücü ucuz ülkelerde çalıştırılyor. Luis von Ahn’a göre burada en azından iki teselli var. İlk olarak spamciler önceden bu hesapları bedava yaratıyorlardı şimdi bir maliyeti var. İkinci olarak CAPTCHAlar en azından gelişmekte olan ülkelerde iş alanı yaratıyor.

Spamci şirketler CAPTCHA çözmek için kirli yollara da başvuruyor. Söylentilere göre porno sitelerinde CAPTCHA çözme karşılığında içerik gösteriliyor. Mesela bir porno sitesi sonraki resmi görmek istiyorsan bu kutuya ekranda gördüğün harfleri yaz diyor. Ziyaretçi tabii ki hemen bunu yazarak sonraki sayfaya atlıyor. Çözülen CAPTCHA da otomatik olarak mesela Yahoo’da spam için yeni bir hesap açmaya yarıyor. Böylece milyonlarca CAPTCHA çözdürülüyor. Yani milyonlarca insan bilgisayarların yapamadığı işi yapıyor.

CAPTCHA’nın yol açtığı bilgisayarların yapamadığını insanlara yaptırma olayı aslında dünya genelinde Internet ile giderek yayılan daha büyük bir akımın göstergesi. Luis von Ahn gibi bir çok mucit insanın çözmeye çalıştığı problem şu: bilgisayarlı sistemlerde insan işleme gücünü nasıl otomatik olarak kullanabiliriz? Bu alanda örnekler hem bilimsel olarak (yeni yapay zeka) hem de ticaret ve iş akımı (web2.0) olarak artıyor. CAPTCHA örneğinden yola çıkarak ve insan hallerini gözlemleyerek siz de içinde insan olan programlar geliştirebilirsiniz.

Önümüzdeki günlerde Düğümküme’de “İçinde İnsan Olan Programlar” başlığıyla diğer örnekleri de yazıcaz.

NOT: Kendi web servislerinizde CAPTCHA kullanmak istiyorsanız bunu hemen her dilde yapan yüzlerce scriptten birini kullanabilirsiniz. Ayrıca Captchator Web Servisini de sitenize gömülü olarak kullanabilirsiniz. Örneğin Captchator servisi bu siteyi her yenilediğinizde aşağıda farklı CAPTCHA döndürüyor:

Yenile!

02.02.2007

Uluslararası Ağlı Sanat Yarışması: Karışık Gerçeklikler

Karışık Gerçeklikler (“Mixed Realities”) sanat yarışması gerçeklik önyargılarımıza meydan okuyacak işleri bekliyor. Uluslararası jüri tarafından belirlenecek 5 ağlı sanat işinin her birine $5000 komisyon verilecek. Yapılacak işler Internet’de Turbulence sitesinde, simulasyon olarak SecondLife’da Ars Virtua galerisinde, ve fiziksel olarak Cambridge’de Art Interactive galerisinde sergilenecek.

Araştırma alanları:

  1. bir yanda özerkliğini korurken bir yanda farklı gerçeklikler arasında köprü kurma
  2. kullanıcıların katılımcı olmasını sağlama
  3. hem merkezden-kitleye hem kitleden-kitleye iletişim içerme
  4. sanatçılar, programcılar bilim adamları arasında iş birliği gerektirme
  5. iş birlikli ve disiplinler arası etkinlik genişliği

Bakılacak ölçütler:

  1. sanal (Internet ortamı), simulasyon (dijital 3 boyutlu ortam), ve gerçek (fiziksel ortam) ortamların üçünü de kullananabilme
  2. entellektüel ve sanatsal marifet
  3. programlama ve teknolojik yenilik derecesi
  4. iş birlikli ve disiplinler arası etkinlik kapsamı

Son başvuru 31 Mart 2007. Sorularınız varsa foruma buyrun, burada beraber çalışmak için insanlar ve projeler de bulabilirsiniz. Ayrıca yarışma ilanında “ağlı sanat”, “sanal gerçeklik”, “karışık gerçeklik” gibi terimlerin tanımlarını da bulacaksınız. Fikrinizi projelendirip katılın, kazanırsanız $5000 ile fikrinizi gerçekleştirip dünyaya duyurabilirsiniz.