January, 2007 Arşivi

30.01.2007

Internet'te Açık Kimlik Sistemi

openid.gifInternet servislerine tekrar tekrar kimlik bilgilerinizi vererek üye olmaktan sıkıldıysanız OpenID sistemini kullanabilirsiniz. OpenID ismi üstünde bir açık kimlik sistemi ve açık bir standart olarak gelişiyor. Internet üzerinde bir çok servise tek noktadan, yani tek kullanıcı adı ve şifre ile bağlanmanızı sağlıyor. Bu tip merkezi-olmayan kimlik sistemlerinin temel prensibine göre nasıl bir web sitelerine tek bir adresten ulaşabiliyorsak (örn. http://dugumkume.org) herhangi bir kişi de kimlik bilgilerine aynı şekilde tek bir web adresinden ulaşabilir.

Bunun Microsoft Pasaport’tan veya Google Account’dan farkı kimlik bilgilerinizin şirketlerin kontrolünde değil sizin kontrolünüzde olması. Böylece dijital kimliğiniz cebinizde kalıyor ve Internet’te istediğiniz servise istediğiniz kadar gösteriyorsunuz. OpenID kullanmanın dört yolu var:

  1. Bir OpenID servis sağlayıcısı kullanabilir ve size kendi alan adından sağladığı adresi kullanabilirsiniz (örn. benimadim.openidservisi.com).
  2. Kendi OpenID suncunuzu kendi alan adınızla çalıştırabilirsiniz (örn. benimadim.com)
  3. Üzerinde OpenID kurulu bir sunucu servisine kendi alan adınızı yönlendirebilirsiniz (örn. benimadim.com). Bkz. OpenID sağlayıcılar listesi
  4. Kendi blogunuz kimliğiniz olabilir. Bir OpenID servis sağlayıcısını kendi sitenize yönlendirebilir böylece sonra servis sağlayıcınızı değiştirseniz bile her zaman kendi sitenizin adresini kullanabilirsiniz. Yönlendirme için tek yapmanız gereken sitenize iki satır HTML kod eklemek.

MyOpenID bu açık kimlik sistemini sunan sevislerden bir tanesi. MyOpenID’de bir kere hesabınızı yarattıktan sonra buraya kaydettiğiniz bilgileri istediğiniz ölçüde başka OpenID’li şirketlerin servislerinde kullanabiliyorsunuz. Örneğin ilk defa Yahoo’ya kayıt oluyorsanız yeni bir kayıt yapmıyorsunuz sadece OpenID kullanıcı adınız ve şifreniz ile giriyorsunuz. Ayrıca eski Yahoo çalışanı ve idProxy‘nin yaratıcısı Simon Willison bir gün dev kullanıcı veritabanları tutan sitelerin (Yahoo Google Amazon Ebay) OpenID sunucusu gibi davranacaklarını ve kendi kullanıcılarının farklı servislere girip çıkmalarına izin vereceklerini düşünüyor. Ancak bu hayal hala ülkeler arasında vize-pasaport sisteminin simulasyonu. Halbuki herkesin kendi sunucusuna sahip olması daha insani bir düzen yaratacaktır.

Açık kimlik sistemlerinin ayağa kalkması için Yahoo Google Amazon gibi dev Internet servislerinin de bunu benimsemesi önemli. İlk bakışda bunu neden yapsınlar ki gibi bir soru uyanıyor. Bu dev şirketler hali hazırda milyonlarca insanın bin bir türlü kimlik bilgisine sahipler. Bu kontrolü ellerinden almak ve geri bireylere vermek ancak daha fazla küçük servislerin OpenID kullanması ve sonucunda oluşacak birlikle mümkün olabilir. Bu konu elektronik devlete mi gidiyoruz sorularından çıkıp, elektronik derin devlet nasıl işler sorularına gidiyor. Eğer insani bir Internet servisi işletmek istiyorsanız açık kimlik sistemi kullanın.

Güncelleme
OpenID büyük internet şirketleri tarafından sömürülüyor mu?

29.01.2007

Prada ve LG Tamamiyle Dokunmatik Ekran Cep Telefonu Çıkardı

“Avant-garde tasarım ile cep telefonu birleşti” diyor basın bülteninde Prada ve LG Elektronik. LG Türkiye’de monitörleriden, bilgisayarlarından, ve cep telefonlarından bilinen Kore’li bir elektronik üreticisi. LGnin ünlü moda evi Prada ile cep telefonu markası yaratmak için birleşmeleri hem moda da öncü akımları takip eden hem de teknolojide yenilikleri kullanmaya hevesli bir tüketici kitlesinin habercisi. Prada ve LG iPhone duyurusu ile aynı zamanlarda bu duyuruyu yaparak hali hazırda şık cep telefonu-bilgisayar akımıyla uyarılmış kitlelerin aklına girmeye çalışıyorlar.

Prada-LG cep telefonunun kapasitörle çalışan dokunmatik ekranı var. Ayrıca mp3, Flash, PDF, video gibi bir çok temel medya tiplerini kullanabiliyorsunuz. iPhone’a göre oldukça sönük bu basın bülteninde ancak üzerinde Prada yazan bir telefon görebiliyoruz. Son bir iki yıldır cep telefonu pazarı başka endüstrilerden bir çok şirketin iştahını kabartıyor. Yakında gelmesi beklenen Google telefon bu endüstri ve pazar karışmasının en önemli göstergesi.

Prada LG iPhone

Prada LG basın bülteninde gösterilen telefon iPhone’a benzerliğiyle dikkat çekiyor.

Cep Telefonu Endüstrisi

Cep telefonu pazarı oyun konsolu, dijital kamera, mp3 çalar, ve PC pazarının toplamından daha büyük.

iPhone hakkına yeni haberler için iphone etiketli bağları takip edin

GÜNCELLEME: iPhone satışa çıktı. New York Apple Dükkanı önündeki uzun iPhone kuyruğundan canlı canlı fotoğraflar ve videolar çektik.

28.01.2007

Ses Sentezleme ve Tanıma Teknolojisi ile Neler Yapılabilir?

GVZ Ses Teknolojileri‘nin geliştirdiği ses işleme yazılımı Türkçe söylediğiniz herhangi bir şeyi dijital metine çevirebiliyor ve yazdığınız herhangi bir Türkçe metni seslendirebiliyor. Genelde santrallerde ve telefonla müşteri hizmetlerinde kullanılan bu sistemin başka pek çok ticari uygulaması var. Türkiye’de 444lü bir servise telefon ettiğinizde 3e bas 2ye bas yerine, bizle konuşan ve konuşarak komut alan robotlar genelde bu sistemi kullanıyor.

Ses tanıma sistemi aynı zamanda telefon dinleyerek konuşmaları analiz eden sistemlerde de kullanılabiliyor. Mesela polis telefonunuzu dinliyorsa –telekulak– dinlediklerini otomatik olarak bir veri tabanına aktarıp detaylı bir analiz yapabilir. Konuşmalar metne dönüştüğünden metin tarayıcı programlar ile çok kolay metin içinde arama yapılıp hakkınızda çeşitli örüntüler çıkartabilir.

Ses Tanıma Nasıl Çalışıyor? (PDF)
Ses Sentezleme Nasıl Çalışıyor? (PDF)

Voder Schema

İlk ses sentezleme sistemi Voder 1939 New York dünya fuarında tanıtıldı.

GVZ teknolojisi şu anda paralı ve açık değil. Eğer bu teknolojiyi kullanmak veya denemek istiyorsanız açık kaynaklı ses tanıma ve sentezleme Mbrola‘yi kullanabilirsiniz. Mbrola Türkçe tanıyabililyor.

Ses sentezleme ve tanıma bir çok işlemsel sanat ve tasarım işinde kullanılabilir. Mesela bir ortamdaki sesleri gerçek zamanda kaydedip tipografik bir kompozisyona çevirebilirsiniz, veya mikrofana söylenen bir kaç kelime otomatik olarak arama motorundan görseller bulup size getirdiğinde etkileşimli sinema yapabilirsiniz. Başka neler olabilir?

28.01.2007

Analog Kaset Nostaljisi

Nerede mp3 nerede kaset… tapedeck.org bir zamanlar kullandığımız kaset çeşitlerini bir araya getirip Internet’te arayıp tarayabileceğimiz bir koleksiyona çevirmiş. Kasetlerin üzerindeki grafik tasarımlar, kalemle isimler yazabileceğiniz etiket gibi alanlar hep o analog müzik tükettiğimiz günleri hatırlatıyor. Bugün kullandığımız ipod gibi cihazların walkmanlerden veya müzik setlerininden farkı müziği de içinde tutuyor olması. Günlük hayatımıza karışan bu sayısal(“digital”) analog farkı basit ama düşündürücü bir durum.

Günlük hayatımızda başka hangi analog maddeler yok olup soyut sayısal maddelere dönüşüyor?

kaset0.jpg

kaset.jpg

26.01.2007

E.A.T. Arşivleri Yayınlanıyor

open.gif

1967′de Billy Kluver tarafından kurulan Sanat ve Teknolojide Deneyler(Experiments in Art and Technology) grubu, aralarında Robert Rauschenberg, John Cage ve Yvonne Rainer’in bulunduğu 10 sanatçı ve 30 mühendisin ortak calışması sonucu olarak ’9 Etkinlik: Tiyatro ve Mühendislik’ programı dahilinde bir dizi etkinlik duzenlemişti. Bugüne kadar ulaşılması hiç kolay olmayan bu arşivler en sonunda E.A.T., Artpix ve Microcinema International’ın çalışmaları sonucu 10 DVD’lik bir set olarak yayınlanıyor. 27 Şubat 2007′de çıkacak olan serinin ilk DVDsi Robert Rauschenberg’in ‘Open Score’ isimli işi olacak. Sanatçının bu tarihi işinde FM vericileri raket olarak kullanılarak bir tenis maçı oynanmıştı.

26.01.2007

Jennifer Government / My Nation

Avustralya’lı yazar Max Berry tarafından kaleme alınan Jennifer Government romanı distopik bir gelecekte çalışanlarının çalıştığı şirketin ismini soyadı olarak kullandığı bir gelecekte geçiyor.

Jennifer Government

MyNation bu roman üzerinden gene yazar tarafından kurgulanan ve primitif soru – cevap sistemiyle prensiplerinin, politik duruşunun belirlenebildiği kendinize ait bir ülke kurmaya olanak sağlayan bir sistem.

Kendi içinde birliklerin oluştuğu ve iki ülke ilişkilerinin bireylere indirgendiği yapı, bir çok soruyu daha ülkemizi yaratırken kendimize sormamızı sağlıyor. Ülke bayrakları için reel dünyadaki ulusların bayraklarından birini kullanma zorunluluğu bunlardan sadece biri.

22.01.2007

Bir Avatar Bir İnsan Kadar Elektrik Tüketiyor

“Internet’te bir avatar normal hayatta bir insan kadar enerji tüketiyor” gerçeği geçtiğimiz günlerde webde büyük bir tartışma başlattı. Bilgi teknolojileri yazarı Nicholas Carr yaptığı matematik hesapta SecondLife avatarlarını çalıştırmak için gerekli sunucu tarlalarının ve bu servisleri kullanan PClerin haracadığı enerjiyi buldu. Bu enerji miktarı gelişmekte olan ülkelerde ortalama bir insanın harcadığı enerji kadar. Carr’ın ortalamlara göre yaptığı hesaba göre:

  • Bir SecondLife avatarı yılda 1,752 kWh elektrik tüketiyor.
  • Dünyada bir insan yılda 2,436 kWh elektrik tüketiyor.
  • Bir Brezilyalı yılda 1,884 kWh elektrik tüketiyor.

Bu tartışmalar bilgisayarların harcadığı karbondioksit hesabıyla gelişti. Daha sonra Google beyaz değilde siyah zeminde çalışsaydı harcadıgı enerji ne olurdu yorumu da bu tartışmalara katıldı. Google’un sunucu tarlalarını elektrik santrallarına yakın yerlere taşıması da bu tarlalarda ne kadar fazla elektrik tüketildiğine bir işaret. Ayrıca teknolojik trend yakalayıcı O’Reilly kısa bir süre önce Temiz Teknoloji Konferansı düzenlediğini ilan etti.

An Inconvinent Truth

An Inconvenient Truth filminden bir görüntü.

Bu sürdürülebilir gelecek (“sustainable future”) tartışmaları Amerikan politik yıldızı Al Gore’un küresel ısınma odaklı Rahatsız Edici Gerçek (“An Inconvenient Truth“) filmi ile adeta zirveye ulaşıyor. Yakında Türkiye’de de gösterime girecek bu belgesel filmde son günlerde dengesizce yaşadığımız sıcak günlerin sebebi anlatılıyor, denizler 6 metre yükseldiğinde neler olacak vs. detaylı inceleniyor ve bunu engellemek için ne yapılabileceğimiz tartışılıyor.

20.01.2007

Hrant Dink Suikasti Hakkında Serbest Yazılar

Hrant Dink suikasti hakkında Internet üzerinde serbestçe fikir belirtebileceğiniz ve belirtilenleri okuyabileceğiniz yerler:

Siz de başka biliyorsanız Internet adreslerini bu yazıya yorum olarak gönderin.

19.01.2007

Bilgisayarı Daktilo Olarak Kullanmak

Bilgisayarda dikkatinizi dağıtmadan yazmak için sadece daktilo gibi bir alete mi ihtiyacınız var? Ellibeş tane tarayıcı penceresi, iki yarım email, bir photoshop, iki metin editorü, üç konsol, ve masaüstünde bir sürü ikondan oluşan ortamda bir konuya odaklanarak yazı yazmanız zorlaşıyorsa WriteRoom programını deneyin.

Hayat karmaşıklaştıkça tek fonskiyonlu makinalar daha çok ilgi görmeye başlıyor. Karmaşık düzenleri yönetmek için geliştirdiğimiz sayısal sistemler çoğu zaman daha üst seviyede karmaşıklıklar yaratıyor. Bu paradoksun içinden tamamiyle çıkamıyoruz ama tekil makinalarla arada bir nefes alabiliyoruz.

WriteRoom

WriteRoom’dan bir görüntü.

18.01.2007

Neural Yeni Sayısı: Sistemi Bozmak

NEURAL

Yeni medya sanatları, elektronik müzik, ve hacktivizm odaklı Neural dergisi yeni sayısında sistemi bozmak konusunu ele alıyor. Ana hatlarıyla yeni medya alanında Rafael Lozano Hemmer, Golan Levin, Exonemo, elektronik müzik alanında John Oswald, Biosphere, Brian Mackern, hactivism alanında Heath Bunting, Rick Silva, ve Bare Life Innovation ile röportajlar var. Neural dergisi sistemi bozmak konusuna eğiliyor ancak Türkiye’de henüz bir dağıtımı yok. Postayla almak için buradan abone olabilirsiniz.