September, 2006 Arşivi

26.09.2006

İşlemsel Tasarım Etkinlikleri başlıyor

ITE

İşlemsel Tasarım Etkinlikleri (ITE) dahilinde 1 Ekim Pazar günü İstanbul’da bir tasarım workshop’u yapıyoruz. Bir günlük workshop sunumlar ve alıştırmalardan oluşuyor. Ayrıca sonunda çıkan işler saat 18:00de 20ML‘de yapılacak açılışla sergilenicek. http://ite.dugumkume.org adresinden bilgi alabilir ve katılım formunu doldurabilirsiniz.

21.09.2006

"Özgür Kültür"de kayıp noktalar

Wizard of OS - Lawrence Lessig

Gecen hafta Berlin’de Wizard of OS konferansina katildim. Genel tartisma acik kaynakli yazilim, acik kultur, acik teknoloji, mahremiyet, telif haklari, lisanslar ve benzeri konular etrafindaydi. Lawrence Lessig ana konusmaci olarak katildi, ve konusmasinda “herkes ureticidir” paradigmasini Sadece Oku (Read Only) vs. Oku Yaz (Read Write) kulturune indirgedi. Medya karistirmak iyidir, DRM (Digital Rights Management) ile savas, acik kaynakli yazilim kullan, acik kaynakli yazilim gelistir… Bir zamanlar baski makinesinin yazili metni ozgurlestirmesi gibi cagdas medya teknolojilerinin bugunku medyayi ozgurlestirdiginden bahsetti. Ancak bazi atlanmis noktalar vardi:

  1. Yazilim ve donanim sadece medya yaratmak icin gerekli araclar olarak goruluyor.Bugun sanatcilar yazilim ve donanimi sanat urununun kendisi olarak kullaniyorlar. Biz ozel donanimda calisan ozel programlar yaziyoruz. Insanlar sadece sanat urunune bakmiyorlar, onunla etkilesiyorlar. Dahasi yarattigimiz sistemler bir cok makinede dijital aglar uzerinde calisiyor. Sanat urunu olarak platformlar ve ortamlar yaratiyoruz, bu islerle insanlar sadece etkilesim kurmuyor, islerin icinde yasiyor. DRM veya telif haklari bu islerde tartisma konusu bile olamaz, cunku biz kulturel nesneler degil, kulturel sistemler yaratiyoruz.
  2. Kulturel uretim sadece studyoda veya yaratim araclariyla yapilan uretim olarak goruluyor.Fakat bizler onceden tespit edilmis calisma mekani ve zamani disinda da uretim yapiyoruz. Buna maddi olmayan emek (“immaterial labor”) denilir, bu sadece yasayarak yaptigimiz isdir. Gun icinde, bilgisyar basinda, biz sadece webde dolasmiyoruz, ayni zamanda arama motorlarindan web sitesi istatistiklerine kadar cesitli bilgi biriktirme sistemlerine katkida bulunuyoruz. Katkilarimiz arama motorlarinin kalitesini ve reklam satislarini arttiriyor ve haliyle sistem sahiplerine para kazandiriyor. Dahasi, bilincli olarak resimlere videolara etiket yapistiriyoruz, haberlere oy veriyoruz, kitaplar urunler hakkinda fikirlerimizi yaziyoruz. Bu bilincli katkilarimiz ticari urunler etrafinda kulturel bilgi olusturarak zamanin ruhuna (“zeitgeist”), estetik tadimiza, politik gorusumuze, ve ekonomik zenginligimize etki ediyor. Bu maddi olmayan uretimin sanatsal bir uretim olup olmadigi tartismalidir, ancak daha onemli olan sudur: Internet ortaminda web servisi saglayan Google, Yahoo, Amazon ve benzeri sirketler bizlerden bilgi topluyorlar, bu bilgileri kapatarak kendi sistemlerine dahil ediyorlar, ve boylece daha fazla kar ediyorlar. Sonucta bu dev sirketler kulturel urunlerimizin sahibi oluyorlar.

21.09.2006

Der Blaue Reiter'dan Olafur Eliasson'a

1911′da Munih’de Wassily Kandinsky ve Franz Marc Der Blaue Reiter (“mavi binici”) sanat grubunu kurdular. Kandinsky, Marc, Klee ve bunlar gibi motive olmuş bir cok sanatçı o zamanlar yeni baslayan soyut resim akımına Munih’de yaptıkları resimlerle katkıda bulundular. Bugun Munih’de Der Blaue Reiter’ın başladığı evde segilenen işlerin hemen onunde “bugunun soyut sanatçısı” olarak sayabilecegimiz Olafur Eliasson‘un sergisi var. Eliasson “konumunuz cevrelenmiştir ve çevreniz konumlandırılmıştır” başlıklı sergisinde yerden tavana bir cercevenin renklerini degiştiriyor ve bulundugumuz karanlık ortamın / cevremizin ambiyansı değişiyor. Eliasson’un isi sanatsal uretimin resim cercevesi veya ekrandan cikip ortama karismasina dair iyi bir ornek.

Der Blau Reiter

Solda Der Blaue Reiter’in ilk yayini. Sagda usta Paul Klee’de bir eser.

Olafur Eliasson

Olafur Eliasson’un Munih’de metro cikisindaki sergisinde duvarda hareket eden renkler.

19.09.2006

Metroda analog ve dijital işlemler

U-Musik

Geçtiğimiz hafta Munih Upgrade! toplantısında ses-mekan-medya üzerine çalışan sanatçı Christoph Reiserer ile tanıştık. Reiserer Kasım başında Munih metrosunda açılacak U-Musik isimli ses kurulumundan bahsetti. Bu kurulumda kameralar metroda inen binen yürüyen insanlarin goruntusunu bir takim işlemlerden geçirip çıkan soyut veriyi bir muziğin ritmini ve pitch’ini değiştirmek için kullanıyor. Ancak ilginç olan yanı, değişim ekranda bir nota dizisini etkiliyor ve klasik muzisyenler ekranın önünde kemanlarla ve saksofonlarla çıkan muziği metroda çalıyorlar. Metrodaki analog hareketler dijital olarak kamerayla algılanıp sanatçının kararlarıyla işlenip tekrar analog olarak klasik müzisyenler tarafından okunmus oluyor. Reisere ile Kasım sonunda içinde Istanbul’un da olacağı mekanda analog / dijital işlemlere dair bir projede çalışıcaz.

17.09.2006

Metavilla

french0.jpg

Solda bir aksam yemegi, sagda yatakhane.

Venedik Mimarlik Bienali’nde en iyi islerden biri Fransiz Metavilla projesiydi. Bienalde genelde mimari kavramlar gorsel ve statik modellerle sunulurken, Metavilla’nin yaraticilari pavilyon icinde yasiyorlar. Metavilla mutfak, yatak odasi, bar, ofis, kule, depo, sauna gibi bolumlerden olusuyor. Ayrica ziyaertcilere bedava kablosuz Internet ve sarap sunuyorlar. Bu alanda yemek pisirip ziyretcilerle paylasiyorlar.

Metavilla insaat iskeletlerinden kurulmus bir ortam. Bu modular boru sistemi kaba bir estetik yaratiyor ve icinde yasayan insanlarin samimigili ile birlestiginde nefis bir mimari kavrami yasamis oluyoruz. Bazi mimarlar bunu 60lari komun yasami geri dondu gibi naif bir sekilde yorumluyor, ancak bence bu ortaya konulan mimarlik gercekliginin gercegi.

Metavilla exyzt grubu tarafindan yaratildi. Bienal boyunca burda yasamaya devam edicekler, web sitelerinden gunluk resimler, videolar ve semalari gorebilirsiniz.

french.jpg

Mutfak Metavilla’da en aktif alan.

13.09.2006

Ars Electronica'da canlı görsel yazılm sunumu

Ars Electronica Pixelspaces panelinde son uc aydir ugrastigim Gercek Zamanli Roma haritalarini gosterme imkanim oldu. Bu yazilim-haritalari mimar Carlo Ratti‘nin sundugu MIT Senseable City Lab projeleriyle beraber gosterdik. Pascal Maresch‘in organize ettigi Pixelspaces panelinde ayrica gorsel algilama uzerine yaptigi islerle unlu Japon sanatci Toshio Iwai, Ars Electronica Futurelab’den Horst Hörtner, ve Londra studyosu Greyworld.org‘dan tasarimci Andrew Shoben sunus yaptilar.

Bu yazilim-haritalar canli cunku program uzakta bir sunucudan surekli olarak veri aliyor ve bunlari harita uzerinde belli kurallara gore gosteriyor. Bu sunumda 3 makine biribirine Internet uzerinden bagliydi:

  1. Roma’da GSM agindan veri toplayip dagitan Telecom Italia sunucusu,
  2. Cambridge’de Telecom Italia tarafindan sunulan verileri depolayan MIT veritabani,
  3. Linz’de MIT’deki sunucudan veri alan gorsel yazilimi sundugum laptopum.

Ayrica bu yazilimlardan yapilmis bir film su anda Ars Electronica merkezinde sergileniyor.

Real Time Rome - World Final Cup

Yazilim 6 – Dunya Kupasi Finali’nden hemen sonra Roma sehrinde Italyanlar sokaklarda birbirini kutluyor.

11.09.2006

Tek kullanımlık AIDS teşhis aygıtı

Utkan Demirci MIT Technology Review dergisi tarafindan 2006 yilinin 35 yas alti genc yenilikcileri arasinda gosterildi. Demirci Harvard Medical School’da icat ettigi kullanıldıktan sonra atılabilen AIDS teşhis aygiti ile bu listede yer aliyor. Kredi karti boyutlarindaki bu urun cok dusuk maliyetli ve kolay kullanilabilir oldugundan pek cok insanin kendi kendine test yapmasina imkan vericek, haliyle AIDS ile verilen mucadelede cok etkin bir arac olacaktir.