April, 2006 Arşivi

30.04.2006

Victor Vasarely'nin vizyonu

Victor Vasarely

Op-art‘in babasi olarak bilinen Victor Vasarely‘in isleri (1932-1997) bugun bir cok programlama ile uretilmis grafige ilham oluyor. Vasarely butun bu islerinin yaninda bize cok onemli bir vizyon birakti: “Yarin’in sanati ya kolektif bir hazine olacak ya da sanat olmayacak”.

27.04.2006

Uydudan Istanbul

istanbul
İstanbul tarihi yarımada.

Google haritalarina İstanbul ve Moskova da eklenerek tüm Avrupa dahil edildi. Bu uydudan haritada İstanbul’da büyüdüğünüz mahalle, gittiginiz okul, köprüler, tarihi yarımada, E5 karayolu, sahil yolu, boğaz gibi bildiğiniz yerler artık çok daha yakın. Kuş bakışıyla İstanbul’un organik bir şekilde büyüdüğünü mesela Amerikan şehir planında olduğu gibi bir merkez “downtown” veya tam ızgara sistemi olmadığını görebilirsiniz. Belki de bu çok merkezli yapısı sayesinde İstanbul’da hayat ızgara planlı kentlere göre daha karmaşık ve zengin.

Google uydu haritaları başka veritabanlarıyla karıştırılarak (“mash up”) yeni ticari web uygulamaları yapılıyor. Aynı karıştırma yöntemlerini kullanarak uydu haritaları üzerinden film veya multimmedya çalışması yapabilirsiniz. Bir çok cadde sokak adres aranıp taranabiliyor, böylece İstanbul haritası programatik olarak kullanılabilir. Mesela Google Maps API ile yapılacak algoritmik bir İstanbul harita-filmi düşünebiliriz.

Cep telefonunda da bu haritaları kullanmak mümkün. Google Harita özellikle mobil olarak sokakta adres ararken çok işe yarıyor.

İlgili Düğümküme Yazıları

istanbul inonu
Dolmabahce, Inonu Stadyumu, Taksim.
istanbul taksim
Taksim Meydani.
istanbul galata
Galata Kulesi.

23.04.2006

Erken dönem Internet görsel kültürü: Gif Sanatları

San Francisco RX Gallery‘de Marisa Olson‘un kuratorlugunu yaptigi Gif Sov, 90lardan bu yana bir bicimde net.art alaninda is yapan Cory Arcangel ve Olia Lialina gibi sanatcilarin gif’lerini iceriyor. Bu sergi web kulturunun cok onemli bir parcasi olan gif animasyonlarini, dusuk cozunurluklu “kotu” grafikleri, ve erken donem (Mahir‘in Internet superstari oldugu gunler) Internet gorsel kulturunu kucakliyor.

20.04.2006

Elektronik cihazların maddi olmayan etkileri

Londra’da Royal College of Art ogrencileri hergun kullandigimiz elektronik cihazlarin maddi olmayan etkilerini arastiran bir seri heykel yaptilar. Bu heykeller Playstation oynayan cagdas insanin durumunu betimliyor. Sorduklari en onemli soru su: Hergun hasir nesir oldugumuz elektronik cihazlarin maddi olmayan etkileri yasama bicimimizi nasil sekillendiriyor? Sanat uretimi malzeme ve beceri yaninda ekonomik kaynaklarin varolmasi ile mumkun oldugundan, Sony Playstation’un sponsorlugunda gerceklestirilen bu proje akademi-sanat-endustri isbirligine guzel bir ornek sergiliyor.

PSP RCA

Bu ortaya cikan bicim Herbet Matter‘in 1957′de, yine modern hayatin baska bir donusum evresinde, yaptigi Knoll reklamlarini andiriyor.

Herbert Matter

20.04.2006

Bulanık sınırlar: ekran | içerik

screen threshold

Etrafimizdaki pek cok nesne farkli bilesenlerin birararaya gelmesinden olusuyor, bilesenlerin dokulari ve yapilari ise degiskendir ve bu nesnelerin cesitliligini artiriyor. Insan yapisi nesnelerin tumune teknoloji diyelim ve tekerlekten ,toprak kaptan, yontulmus tastan baslayip gundelik hayatta kullandigimiz cep telefonu, mouse, kalemtras, cakmak vbyi dusunelim.
Bu sekilde dusunmeye baslayinca her nesnenin aslinda karmasik yapilar oldugunu kavriyoruz, bu karmasik yapilari genelde sadece hizmet ettikleri amac baglaminda dusunur ve isleyisleri uzerine dusunmeyi keseriz,ozellikle metropolde hayatta kalmanin tek yolu budur:) Araba gider, tv izlenir, walkman dinlenir…Dile bile nesnelerin isimleri islevleriyle birlikte girmistir.
Nesnelerin islevleri birden fazla olabilir, ornegin bilgisayar, boyle bir nesnedir.Bu tip nesneler daha derin bir kavrayis gerektirirler, cunku gundelik yasami belirleme kapasiteleri oldukca yuksektir.
Ekran da (bilgisayar ekranindan plazma tvlere) gundelik yasamda baskinligi gittikce artan nesnelerinden biri. Ekrani ya ‘izliyoruz’ ya ‘kullaniyoruz’, iste bu iki eylem arasindaki farki ise ekranda gordugumuzle iliskiye gecebilme, yonetebilme potansiyeli belirliyor. Tam da bu noktada Aether Architecture’dan ve stockholm’s cultural house tarafindan sergilenen isleri screen thresholddan sozetmek gerek. Ekran e$igi diye cevirmeye calistigim bu is kendi kendini hissedebilen bir ekrandan olusuyor. Ekranin icindeki goruntu ekran uzerine yerlestirilmis giris cihazlariyla yonlendirilebiliyor.
Bir nesne olarak ekran cam bir yuzeyden mi ibarettir ? Eger oyleyse ekranin gecit verdigi goruntu ve ekranin onunde duran bizler icin ekran kapi gibi bir sey, gecit mekani…Daha fazla uzatmadan gerekli linkleri verelim, hem bu ise, hem de ardinda yatan 4 parlak beyine buradan ulasabilirsiniz.Ayrica buradan da is ve ekibin felsefesiyle ilgili detayli bilgiye ulasabilir , son olarak burayi tiklayarak da aether architecture’in felsefesini yonlendiren, medya dusunuru vilém flusser hakkinda bilgi edinebilirsiniz.
Ekranin, ardindaki icerikle tek parca haline gelisinin vurgulandigi bu is uzerinde dusunmeye deger, tabii cok dusunup ekrana bakamaz hale gelmek de var:)

19.04.2006

İstanbul Dijital Performans Günleri | 17-22 Nisan 2006

TECHNE Dijital Performans Platformu, yeni teknolojilerin kamusal ve sanatsal alanlarda halk/seyirci kesimini fiziksel olarak katilima tesvik eden yapisini arastirmaya ve uygulamaya yönelik bir platformdur. Insanlari etkilesime ve katilim yoluyla yaratim sürecine dahil edecek yöntemleri gelistirerek “deneyim tasarimlariâ€? gerçeklestirmeyi hedefler. Bundaki amaç, insanlarin gündelik yasamda kullandiklari araçlarin ve arayüzlerin farkindaligini ve bilinçlilik düzeyini, sanat ve tasarimin hayal gücünü ve aurasini kullanarak artirmak.

14.04.2006

Sanat ve Tasarım Odaklı Programlama

Medya Programalama

Bugun pek cok sanatci ve tasarimci paketlenmis yazilimlar (Photoshop, Illustrator v.s. Adobe serisi) kullanarak gorsel ve isitsel is uretiyor. Bu yazilimlar onlari ureten kisiler tarafindan tanimlanmis sinirlarda is uretilmesine izin veriyor, haliyle bu durum birbirini takip eden banal isler uretilmesine sebep oluyor. Oysa uzerinde calistigimiz bilgisayara bir arac degil de bir medya olarak baktigimizda pek cok yeni dusunceyle karsilasiyoruz. Bir medyaya sekil vermek yaratici faaliyetin en onemli noktasi oldugundan bilgisayara sekil verebilmek onu programlayabilmekten geciyor. Ancak bir sanatci veya tasarimci olarak programlama ogrenmek zaman alan, cogu zaman da “teknik” oldugundan uzak durulan bir sey. Bu duruma cozum ayni seyleri yasamis olan ancak emek verip programlama ogrenmis kisilerin gelistirdigi basitlestirilmis programlama dillerinden ve ortamlarindan geliyor. Bu diller yuksek seviyede (dogal dile yakin) olduklarindan kullanmasi kolay ve cabuk prototip programlar yazmaya skecler yapmaya yariyor. Bu programlari deneyip hemen bir iki saat icinde dinamik gorseller programlayabilirsiniz:

Processing
http://www.processing.org

Design By Numbers (Hemen Internet uzerinden kullanilabilir)
http://dbn.media.mit.edu

Context Free
http://www.ozonehouse.com/ContextFree

Scriptographer
http://www.scriptographer.com

VVVV
http://vvvv.meso.net/tiki-index.php

Jitter
http://www.cycling74.com/products/jitter

Puredata
http://puredata.info

Supercollider
http://www.audiosynth.com

Chuck
http://chuck.cs.princeton.edu

12.04.2006

Şimdilik Mekanik Türk

1769 senesinde, Macar asıllı Wolfgang von Kempelen dünyanın ilk satranç oynayan otomatını yapar. Yaratıcısının “Türk” adını verdiği bu makina karşılaştığı bütün rakipleri yenerek Avrupa’da yaklaşık 70 sene kadar sürecek kafa karışıklığına sebep olur. Kempelen yarattığı gizem dolu otomatın tamamen yapay zeka ürünü olduğunu iddia eder.

Masasinin arkasinda oturan, gercek insan boyunda, kafasinda kavugu, geleneksel Osmanli kiyafetleri icersinde antromorfik “Turk”. O gunlerin kuvvetli oyuncularindan sayilan Napolyon ve Benjamin Franklin’i satrancta yeniyor.

Seneler sonra anlasilir ki aslinda “Turk” yapay zeka yerine insan zekasi ile calismaktadir. Masa icerisinde gizli ozel bir bolmede saklanan satranc ustasi, makinayi yoneterek hamleleri “Turk” e oynatmaktadir. Bu illüzyonun nasil calistigi, Edward Tufte nin “Visual Explanations” (Graphics Press, ISBN: 0961392126) adli kitabinda detaylica anlatilir. “Turk” ciddi bir görsel illuzyon ortaya seren, basarili bir otomat ornegi olarak halen popularitesini koruyor. “Turk” ayrica insanlarin kafalarinda soru isaretleri olusturmus ve “yapay zeka” kavraminin ilk defa derinlemesine dusunulmesini saglamisti.

“Mekanik Türk”

Herhangi bir programlama dili ile daha once tanismamis olanlar icin aciklayalim: asagidaki program blogu herhangi bir fotografin icersinde insan yer alip almadigini sorgulamak icin yazilmistir. Bilgisayar tum resimlere tek tek bakacak eger fotografta insan yer aliyorsa bu fotografi kabul edecektir.

read (photo);
photoContainsHuman = callMechanicalTurk(photo);
if (photoContainsHuman == TRUE) {
acceptPhoto;
}
else {
rejectPhoto;
}

Bugun bu gorevi tamamlamak icin bir suru arastirma yapilmis ve sayisiz algoritma gelistirilmis olmasina ragmen halen bu soruyu 100% dogru cevaplayabilecek bir bilgisayar programi yazilamamistir. Gunumuzde bu problemin cozumu ancak insan zekasi ile mumkundur. Iste Amazon un yeni servisi “Mechanical Turk” bu ve buna benzer, cozumu insan zekasi gerektiren problemleri cozmek icin olusturuluyor. Bu ilginc servis sayesinde yazdiginiz programlarin icersine ekleyeceginiz bazi komutlar ile bu servisten faydalanabiliyorsunuz. Ihtiyaciniz olan enformasyonu Amazon sunucusundan taleb ettiginizde, sunucu problemi cozmek icin secilmis insanlara ulastiriliyor ve cozumler olustukca programiniz bundan istifade ediyor. Amazon “Mekanik Turk” su an resimlerin/fotograflarin icerigine veya konularina gore siniflandirilmasi, “guzellik ve cirkinlik” gibi insana has kararlarin alinmasinda, Farkli diller arasinda metin cevirileri gibi konularda servis veriyor.

Amazon’un CPU lar ile insanbeyinlerinin beraber calistigi bu yeni modeli icin “Mechanical Turk” ismini kullanmasini cok akillica buldum. Tipki Mantik ve fiziksel arayuz arasindaki katmana mukemmel bir cozum getiren Kempelen’in 1769 yilinda “Turk” adini verdigi otomatinda oldugu gibi.

Link: Amazon Mekanik Turk

05.04.2006

Etkileşimli Kumaşlar

Mayis ayinda Kopenhag’da dört hafta surecek Etkilesimli Kumaslar atolye calismasi yapilacak. Diffus, Danish Design School ve Kopenhag Universitesi’nin katkilariyla duzenlenecek atölye calismasinda, katilimcilarin özellikle elektrokromik murekkep uygulamalari ve isik veren kablolar, tabakalar ve seritlerle kiyafetler uzerinden kurulan kisisel ifade ve karsilikli iletisime farkli ve yeni olanaklar getirebilecek denemeler yapmasi beklenecek.

Öncelikle moda ve etkilesimli iletisim kavramlari ve Giyilebilir teknoloji kavramlari ve malzemeleri sunulacak. Bu yolla daha önce bu konuda calismamis tekstil ve moda tasarimcilari ellerinde nasil sekillenecek, ya da urun tasarimcilarinin ve etkilesim tasarimcilarinin tekstil ortaminda ne gibi denemeler yapacaklari ve “ifade” uzerine yogunlasacak öneriler gelistirecekleri dört hafta surecek atölye calsimasinda arastirilacak temel kavramlari olusturacak.

http://www.mgdesign.dk/diffus/interactive_textiles/workshop_intro.ppt